1 Aralık 2007 Cumartesi

Müsadenizle....

Yürümek istiyorum!
Yürümek ! Yürümek! Yürümek!
Ayaklarım acıyıncaya kadar....
Sanki herşey gözümün önünde..
Olmalı,ama olmuyor.
Yapamıyorum.

Kıyamıyorum....
Ama kıyılıyorum.

Kırılıyorum...
Ama kıramıyorum.

Neden önceden, sonrayı göremiyorum.
İyiyle avunup,yapılanları unutuyorum....

Öyle oynak ki duygularım,
Gözlerim acıyıncaya kadar ağlıyorum.

Kör olup görmesem,
Sağır olup duymasam.
Zaten tökezliyorum.....

Gri hava rengimi koyulaştırdı,
Ruhumun üstünde bir baskı.....
En sağlıklı gerçeklilik nedir?

Kaygılar endişeye,
Endişe boyun eğmeye...

Sanki görünmez bir tuzak içindeyim.
Sınırlarım zorlanıyor!

Çığlık mı?
Nereye,kime atacağım!

Ama atmalıyım ...
Yeni bir hayat için!
...........
Acıyı çeken kişi, kendine doğru yol almadan, kendi derinliğine inmeden hemen suçlamayı sürdürür. Oysa bir ihtiyacın yarattığı duyguyu "doldurursak" o kişiyi kendi içine doğru bir yolculuk yapmaya, eyleme geçme bilincini ve gücünü genişleten içe bakma çalışmasını yapmaya çağırmış oluruz."

Kibar Olma Kendin Ol - T. d'Ansembourg

4 yorum:

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

perhaps..parhaps...perhaps...

daha ne diyeyim hepsini yazmissin sen!

Adsız dedi ki...

son zamanlarda fazla ıspanak yiyorum galiba.Depresif hal yaparmış ya!

NiNo dedi ki...

:DDDD

aslı varmış, aslı yokmuş dedi ki...

dizlerine vurup ağlamaktansa, neden, nasıl, keşke demektense, oturup çözümler üretmek en doğrusu. Ama önce bir çığlık atmak gerekiyor galiba sirkelenmek için.