22 Ağustos 2010 Pazar

Bu iki köşe yazısı mutlaka okunmalı....

Bunun adı güven oylaması!
TÜRKİYE, en hayati haftalarını yaşıyor!
Cumhuriyet tarihimizde, böyle yaşamsal bir halk oylaması olmamıştı.12 Eylül günü, gelecek kuşakların, çocuklarımızın, kendi geleceğimizin şekillenmesinde büyük etkisi olacak bir referandum yapılacak.İktidar partisi, referandumdan “EVET” çıkacağına inanıyor.
Durum böyle olursa, AKP ülkeye tepeden tırnağa, her şeyiyle hâkim olacak!
O zaman, demokrasi, laik cumhuriyet, bireysel özgürlükler, hak-hukuk ne olacak, doğrusu çok merak ediyorum!
Cumhuriyet’in sonunu getirecek kadar önemli bir oylama bu!
* * *Halka 26 soru sorulacak, fakat tek cevap istenecek! EVET ya da HAYIR.
Peki, sorulardan bazılarını beğenip, bazılarını beğenmezseniz ne yapacaksınız?Ayırım şansınız yok! Ya EVET, ya HAYIR.
İnsanlar bu tür garip bir çelişki içine sokulur mu? Böyle şey olur mu? Bizde oluyor işte!
Hani, Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:“Hocam, aptessiz namaz kılınır mı?”
Hoca “Ben kıldım, oldu!” demiş.
Bizim referandum da, aptessiz namaz kılmaya benzeyecek!
* * *Adı ne olursa olsun, fazla önemi yok! İster halk oylaması deyin, ister plebisit!Ortada bir gerçek var:
12 Eylül günü Anayasa değişikliği değil, iktidar partisi AKP oylanacak!
Bir çeşit güven oylaması bu... Çünkü iktidar bu değişikliği, toplumsal uzlaşma sağlamak için değil, karşılaştığı güçlükleri ortadan kaldırmak amacıyla yapıyor.
Halk, 2002 yılından beri iş başında olan iktidara güveniyor mu, güvenmiyor mu? 8 yıllık bu yönetimi onaylıyor mu, onaylamıyor mu? Oylanacak olan durum bu!
EVET diyenler, AKP’ye, iktidar partisinin icraatlarına “Evet” diyecek.
HAYIR diyenler de AKP’yi reddetmiş olacak!
Kim ne derse desin, gerçek bu!Anayasa değişikliği neler getiriyor, neler götürüyor? Bunu bilen fazla kişi yok. Öğrenmek isteyenin de fazla olduğunu sanmıyorum.
“İktidar partisine EVET mi, HAYIR mı?
” Her şey bu soruda düğümleniyor!
* * *“Evet” oyları yüzde 50’den fazla çıkarsa, Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ipleri tamamen AKP’nin eline geçecek. Paketin özü bu!Yargının bağımsızlığı, insanlarımızın tamamının yaşamıyla, çıkarlarıyla yakından ilgili...
“Değişiklik Paketi” kabul edildiği takdirde, demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler, hukuk devleti yara alacak, otoriter devletin yolu açılacak, ülkede demokrasi lafta kalacak!İktidarın emir ve komutasındaki bir yargının adalet dağıtacağını iddia etmek inandırıcı olmaz! Tüm bu gerçekler, halkımıza iyi anlatılmalı ama muhalefet, olası tehlikelere dikkati çekeceği yerde “havuz kavgası” yapıyor! Oylanacak olan liderlerin yüzme havuzu sanki!
* * *Anayasa değişince halka ne yararı olacak? İşten atılanlar, işlerine geri dönecekler mi?Aşsız tencereler kaynayacak, fukaranın karnı doyacak mı?Milletimiz, son yıllarda daha da artan sıkıntılardan kurtulacak mı?İktidarın açılımları nedeniyle azgınlaşan terör bitecek, bölücülüğün önüne geçilecek mi?
HAYIR! Bunların hiçbirisi olmayacak? Peki, neden yapılıyor bu referandum?
Hedef, iktidara bağımlı, yandaş bir yargı yaratmak!
O zaman iktidar partisi korkulu rüyalar görmekten kurtulacak. Özgürlüklerin budanması sonucu toplum, küçük insanlardan oluşmaya başlayacak!
Sonunda, yaratılan bu “küçük insanlarla büyük işler” başarılamayacağı için, geriye gidişin hızlandığını acı bir biçimde göreceğiz!

.http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15561807.asp
.......................................................................................................
Anında görüntü (2)
“PKK itirafçısı” gazetelere konuştu, o albay 8 kişiyi öldürüp gömdü dedi, o albaya “anında” 8 defa müebbetle dava açıldı; PKK’yla çatışırken vurulup tekerlekli sandalyeye mahkûm olan onur madalyalı o albay, onuruna yediremedi, kendi canına kıydı...
“PKK itirafçısı” Kızıltepe’de öldürülen albayı aslında öbür albay öldürttü dedi, cinayetle suçlanan albaya “anında” 9 defa müebbet istendi...
“PKK itirafçısı” kitabevine bombayı atanlar şunlar şunlardır dedi, şunlar şunlar denilen astsubaylar “anında” hapse tıkıldı...
“PKK itirafçısı” o albay bizi koruyor dedi, o albay “anında” tutuklandı... “İtirafçı gizli tanık” her şey onun başının altından çıkıyor dedi, Başsavcı “anında” içeri atıldı... “İtirafçı gizli tanık” orgeneral darbe yapacak dedi, orgeneral “anında” sanık oldu... “İtirafçı gizli tanık” bunlar çete dedi, gazeteciler profesörler rektörler sendikacılar generaller doooğru Silivri’ye... Hava Kuvvetleri Komutanı’na “İtirafçı ol, kurtul” teklifi yapıldı...
“PKK itirafçısı” Genelkurmay Başkanı’nın oğluyla kankayım, tayinlerde bize kıyak yapıyor dedi, vaaaayyy diye 9 sütuna manşet yapıldı, sonra aynı itirafçı çıkıp, yazılanların hepsi yalan dedi, tek sütun haber bile yapılmadı... “İtirafçı gizli tanık” mektup yazdı, bunlar aslında PKK’lı, amirallere suikast yapacaklar dedi, yarbay kendi kafasına sıktı, Karşıyaka Mezarlığı’na, teğmenler “anında” demir parmaklıkların arkasına, Hasdal Cezaevi’ne...
“PKK itirafçısı” tuğgenerali bi asker öldürdü, öldüren askeri de bi başka asker öldürdü, neden öldürdüklerini öğrenemedim, araştırıyorum dedi, o dönemin bütün subayları “anında” sorguya alındı.*“PKK elebaşısı” Murat Karayılan, “Öcalan’la konuştular, ateşkes ilan ettik. Aslında Öcalan aradan çekilmişti, karşı taraftan diyalog talebi gelince, önderimiz bir fırsat daha verdi” dedi.*AKP “anında” açıklama yaptı.“Külliyen yalan” dedi.“Provokatör bu” dedi.*Zurnanın son deliği değil...İstihbarat Daire Başkanlığı yapan ve şu anda Eskişehir Emniyet Müdürü olan Hanefi Avcı, kitap yazdı, “cemaat örgütü”nün emniyeti ve yargıyı ele geçirdiğini, Ergenekon, Balyoz, Erzincan’dan Baykal’a kurulan tuzağa kadar, hepsinde bu arkadaşların parmağı olduğunu iddia etti...
Hanefi Avcı’ya “anında” soruşturma açıldı.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/15608129.asp