24 Aralık 2012 Pazartesi

Feribot martıları (İstanbul-Bursa hattı)

Deniz, martı kokuyor....
 
Kanatlarından yayılan farklı bir koku var martılarda....Ve inanılmaz bir aydınlık getiriyorlar havada süzülürken her biri...
..martılar ki sokak çocuklarıdır denizin...demiş  Can Yücel
Çok doğru,havadaki şamataları uslanmaz çocuklar gibi.
 
Aslında bizler varız diye oradalar,balık bulamadıkları için gemiden atılacak bir lokma ekmeğin peşindeler...Gelin gibi süzülerek,neredeyse uzatılan ekmekleri elden alacak kadar yakınlaşıyorlar.
Garibim serçeler de,inip binenelerin ayak bastığı yerlerde,dökülen susamlar ve her türlü artıkları yiyerek  besleniyorlar.Şöyle bir baktım,ne yiyorlar diye...İnanılmaz şeyler var,çokokrem gördüm ya!(araya reklam da aldık,yani o tür bir şey)hepsi ezilmiş şeyler....Aslında geminin temizlikçileri serçeler...Geri dönüşüm için çalışıyorlar...

Çocukların zihninde yer aladığından eminim.Her biri adeta yarış edercesine,aldıkları tostların yarısını onlara atıyorlar ve zevkten dört köşe olarak kahkahalar atıyorlar.
Yorulanlar filikalarda dinlenme molası veriyorlar.Eğer saldırgan hayvanlar olsalar,gagalarını yakından inceleme fırsatım olduğu için söylüyorum,tuttukları yeri koparırlar.İnanılmaz sert ve yırtıcı...
 
 
Sanırım yaşlanıyorum,üşüdüm...
Hava oldukça serinlediği zamanlardı,en iyisi içeri girmek dedim.Limana kadar içeride bekledim.... 

2 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

BİR GÜN BURSA'YA GELMEYİ HAYAL EDİYORUM.. BIRAKTIĞIM HİÇ BİR ŞEYİ YERLİ YERİNDE BULMAMAYI DİLEYEREK!!DİLERİM SEN, İSTANBUL'DA BIRAKTIĞIN HER ŞEYİ YERLİ YERİNDE BULURSUN SEVGİLİ TÜTÜ..

etki alanı dedi ki...

ne diyeceğimi bilemedim arkadaşım,oldukça kötü anılarla doluymuş bursa senin için....İstanbul verdiklerinden çok benden aldıklarıyla yüklü,kaçarak geldik neredeyse bursaya,yeni bir soluk olsun diye...bakacağız....