19 Mart 2008 Çarşamba

Sosyal güvenlikte sistem karmaşası


YENİ YASA KİMLERİ KAPSIYOR?
Yasanın emeklilik yaşı ve prim ödeme günüyle ilgili hükümleri, yasanın yürürlük tarihinden itibaren sigortalı olacakları kapsarken, emeklilik aylıkları konusundaki düzenlemeler mevcut sigortalıları da ilgilendiriyor ancak bu tarihten önce emekli olanları kapsamıyor. Hükümet “Hak kayıpları yok” derken, tasarıyı değerlendiren kesimler emeklilik ve sağlık konusunda geriye gidişin olacağını vurguluyor.
Eras Hukuk Bürosu Sahibi ve İş Hukuku Uzmanı Avukat Ertürk Eras tasarıda olumlu yönlerden bazılarını bazı mesleklerin sigorta kapsamına alınması, alt işveren-üst işveren ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi, iş kazalarının en geç 3 gün içinde bildirilmesi hükmü, hastalık ve iş kazası hallerinde sigorta kapsamının genişlemesi olarak gösteriyor. Ancak Eras emeklilik yaşındaki artışın ileriki yıllarda olumsuz etkileri olacağı kanısında: “Türkiye’de 35 yaşından sonra işten çıkarılan birinin özellikle kadınların iş bulma şansı çok düşük. İstihdam yaratıcı yatırımlar da yapılmadığı için çalışanların emekli olma ihtimali yeni yasayla sıfıra indirgeniyor.”
Türk-İş’e bağlı Kristal-İş Sendikası’nın Araştırma Eğitim Uzmanı Aziz Çelik, “Yasanın sadece yeni işe girecek çalışanları ilgilendirdiği iddiası doğru değil. Yasanın sosyal sigorta haklarına ilişkin hükümleri halen çalışanları kademeli olarak etkilerken, sağlık hakkına ilişkin hükümleri emeklileri de eski çalışanları da ve onların hak sahiplerini de tümüyle etkileyecektir” diyor.
KAVRAM KARGAŞASI VAR’
Yasanın hazırlık aşamasında aktif olarak yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Vekili Tahsin Güney, kazanılmış haklarla ilgili yapılan eleştirileri sorduğumuzda bu konuda bir kavram kargaşası yaşandığını belirtiyor. Güney “Çalışmadığınız sürenin kazanılmış hakkı zaten olmaz. Böyle olmasaydı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda verilmiş herhangi bir hak ebediyen değiştirilemez hale gelirdi” diyor.
Emeklilikle yaş düzenlemesinin kayıt dışı istihdama karşı alınmış bir tedbir olduğunu söyleyen Güney, reformun çalışanları daha uzun sürelerde sistemde tutmayı amaçladığını, yeni sigortalıların bu uzun süreler üzerinden aylıklarının hesaplanacağını söylüyor.
Tahsin Güney sendikaların ‘sosyal devletin gözetilmediği’ yönündeki karşı çıkışlarına yönelik ise şunları söylüyor: “Devletin primlere katkısı bir, iki ülke hariç AB ülkelerinde yoktur. Sosyal güvenlik için bütçeden zaten büyük oranda transfer yapılıyor. Tasarı çok detaylı ve çalışanların lehine düzenlemeler var. Örneğin 30 gün çalışan biri sağlık hizmetlerinden yararlanmaya başlıyor. Asgari ücretin üçte birinden az geliri olanların primlerini devlet ödüyor.Herkesin de şunu bilmesi gerekiyor, bu sistem böyle devam ettiği sürece ne emekli maaşlarında doğru düzgün bir artış, ne de işgücü maliyetlerinin düşüşünde bir iyileşme beklenebilir.Siz yüzde 30’lar civarında bir açık veriyorsanız mutlaka bunun düzelmesi gerekiyor, düzelmediği takdirde kaynak bulunamadığı için emekli maaşlarında da artış olmayacaktır. Yani tasarı geleceğe yönelik bir proje.”
MADDELER DEĞİL, SİSTEM TARTIŞILMALI’
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi sosyal güvenlikte bir reform yapılması konusunda birleştiklerini ancak tasarının hazırlık aşamasında sendikalardan alınan önerilerin hayata geçmediğini söylüyor. Çelebi, “Hiç kuşkusuz, 18 yaşına kadar tüm yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları iyidir. Ancak sorun bu çocukların 18 yaşından sonra ne olacağına ilişkin düzenlemenin eksikliğidir. Sorun 20 yaşında çalışma yaşamına atılan ve ara vermeden çalışma şansını bularak, 25 yıl sonra, 9 bin gün prim ödedikten, emeklilik hakkını elde ettikten sonra, 65 yaşına dek 20 yıl ne yapacağıdır.
Sağlık hizmetlerinden yararlanmak için, belirlenmiş prim ödeme gün sayısının 30 gün olarak belirlenmesi iyidir. Ancak, işten ayrılan bir sigortalının 10 gün sonra yararlanamayacak olmasına ne demek gerekli? Tartışılması gereken yasanın maddeleri değil, sistemdir. Özellikle sağlık alanında ortaya çıkacak sorunlar, toplumun tümünü yoksunlukta eşitleyecek niteliktedir” diye konuşuyor.
Yasanın emeklilerin durumlarını iyileştirmek, emekliliği gelecek güvencesi olarak düzenlemek, sağlık hakkını toplumun tüm kesimleri için erişilebilir kılmak gibi yapılması gereken düzenlemeleri içermediğini söyleyen Çelebi, tasarının amacının sosyal devletin dönüştürülmesi ve sosyal hakların piyasada meta haline dönüştürülmesi olduğunu savunuyor.
Kaynak:Milliyet

8 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

Ben en çok gelecek nesili düşünüyorum bu sosyal kanunlar her çıktığında. Ve sanki herşey onların aleyhine gibi geliyor.

Zavallı emeklileri de kim düşünür değil mi?:))

evrim (akira) dedi ki...

saçma sapan bir hükümetin saçmalamaları bunlar maalesef...

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Bırak Tütü'cüm bırak diyeceğim, kurunun yanında yaşda yanıcak en çok buna içim yanıyor. Bunların çıkardıkları, çıkaracakları her yasa ne hikmettir sandalyelerini sağlamlaştırıyor, oylarını arttırıyor. Böyle başa böyle traş, ne halleri varsa bu halkın görsünler diyeceğim, içim elvermiyor.
Gelecek nesilleri, körpecik beyinleri düşünüyorum üzülüyorum. Korkarım ki böyle giderse azınlık olan bizleri koca Nazım gibi sürgüne yolcu edecekler.
Sevgilerimle,

nino dedi ki...

ablacim gine yoksun nirdesinnnnnn

nino dedi ki...

ablacim gine yoksun nirdesinnnnnn

tadinadoyamadım-dilek dedi ki...

Ablacım arkadaşlarınız arasında olmaktan çok mutlu oldum
mutlu haftasonları

adım diyet etkinliğiyle özleşmiş sanırım
ben tadınadoyamadım -dilek:)
sevgiyle kal

Archi*Sugar (Esra) dedi ki...

Tutucugum o kadar sik degisiyor ki bu kanunlar, ben artik takip edemez oldum. Bilgiler icin tesekkurler.

Adsız dedi ki...

I am sure this pіece of ωгіting has touсhеd all the inteгnet users, its
reаlly reаlly pleaѕаnt ρагagraph on buіlding up
nеw blog.

My blog post :: here - 1kviews