2 Haziran 2008 Pazartesi

Sarsıntı--------Fotoğrafın dili-------

1971 yılı,Burdur'da Merkez Ortaokulunda orta 1'e devam ediyorum..Sanırım Mayıs ayındaydık...Ufaktan bir gürültü duyduk...Askeriyenin greyder arabaları ana yoldan çok geçerdi..Ancak bu sefer toplu geçiş yaptıklarını sandık..Çünkü inanılmaz bir uğultu,diyebilirimki neredeyse kulakları sağır edecek kadar dersimizi bölmüştü.Arabaları görmek için hepimiz camlara yığıldık,ancak tozdan birşey göremiyorduk..Birden öğretmenimizin sert sesiyle kendimize geldik.
-"Hepiniz yerinize!"
Uğultu devam ederken,hafif bir titremeyle bina sallandı.Aniden öğretmen,pencerenin altına saklandı..Birden anladım!
-"Depreemmm!" diye bağırdığımı hatırlıyorum...
Erzincan depremini yaşadığımdan olacak,hissettiğim anda anladım...
Herkes kapıya hücum etti.Koridor ,korku ve panik içindeki öğrenci çığlıklarıyla inliyor..Bu görüntü,kurtulamayacakmışsın hissini yaratıyor o anda...(Yalnız bu arada öğretmenimizin davranışı da tartışılır bir konu)O günden hatırladıklarım,merdivenlerden inerken,yukarıdan yağan ayakkabılar ve dış kapıda yüzü toz içinde,yalınayak ağlayarak beni arayan canım annemdir...Bir de sınıfta otururken,duvarın açılıp yan sınıfı görmemizle kapanmasını hatırlıyorum...
Korkunç bir gündü!
Evimize hiç bir şey olmamıştı..Bahçeli mustakil bir evdi...20 gün bahçesine çadır kurup yaşadık...
Babam asker olduğu için kurtarma çalışmalarına katılmıştı...Bazı akşamlar ağlayarak annemle konuştuğunu hatırlıyorum..Kimbilir ne manzaralarla karşılaşmıştı...
Ama bir hafta sonra çıkıp dolaşmaya başladığımızda,binaların çoğunun ayakta olduğunu gördük..Ama bu fotoğraf,bana o günlerde gördüğüm manzaraları hatırlattı....Hatırladığım görüntüler nedense hep gri resimler olarak hatıramda kalmış...Tıpkı bu resimdeki gibi......
İkiz çocukları olan bir öğretmenimin,birini kaybetmesinin oluşturduğu psikolojik etki hala beni sarsacak güçte...
7 katlı bir binanın cadde ile aynı hizaya gelişi,çocuk kafamın alamayacağı zamana denk geldiğini düşşünüyorum,ama hala aklım alamıyor...o binadan çıkan ölü sayısı 15 ...O sene olan Burdur depreminde ,şiddet 5,9,kayıp sayısı 59 idi..Bunu düşünecek olursak,bir binadan çıkan 15 rakamı ne kadar vahim,değil mi?
12 yaşımda yaşadığım bu deprem,çocuk dünyamda bir çok kayıba neden olmuştu..Onlardan biri de tek dersten zayıf aldığım için bir senemin yok olmasına sebep olmuştu..Çünkü depremden sonra okullar kapatılmıştı...
Bir yılım enkaz altında kaldı....

Ah fotoğraf!
Bana neleri hatırlattın!
Beni nerelere götürdün!



13 yorum:

nt dedi ki...

37 yıl geçmiş aradan. Buna rağmen "geçmiş olsun" demeden edemiyorum. Allah bizi böyle felaketlerden korusun.

etki alanı dedi ki...

Gerçekten çok kötü nt,
1999 depreminde de aynı korkular tekrarlandı...
Hatta depremden yarım saat öncesine kadar uyanıktım.sabaha kadar takı yapıyordum..Kafesteki kuşumuz birden çırpınmaya başlamıştı,ışıktan rahatsız olduğunu düşünüp üstünü kapamıştım,ama hala çırpınmaya devam edince( ozamanlar depremin d si aklımıza gelmezdi)
-"Ne o bıcır,deprem mi olacak oğlum?"demiştim.Hatta muziplik gelmişti aklıma,gecenin iki buçuğunda aşağıya inip,tüm zillere basıp herkesi uyandırayım ve;
-"Bizim kuş çok çırpınıyor dikkatli olun" desem ne olur acaba ? dedim.
Kesin "bu kadın kocasından yeni ayrıldı,kafayı tırlattı "derler dedim ve gülerek gidip yattım..Kendim bile inanmamışken,depremle uyanınca,bir an rüya görüyorum sanmıştım...ikinci sarsıntıda kendime geldim...
Yok yok ben kesin falcıyım,ne dersin nt(!)
Allah bu korkuyu kimseye yaşatmasın...
Ama hükümet hiçbir tedbir almıyor ve hepimiz aynı korkuları ve üzüntüleri tekrar tekrar çok yaşayacağız...

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Offf Tütüm.:(((

Ya ne diyeceğimi bilemedim şimdi. Nasıl bir hatıradır bu. Küçücük bir çocuk için ne ağır bir yük.

Allah bir daha göstermesin.

cinar dedi ki...

:( Fotoğraf kötü anılar hatırlatmış bu sefer. Üzerinden çok zaman geçmiş olmasına rağmen hala kapanmayan ve kanayan yaralar var. Üstelik devletimiz maalesef yaşanan acılarla kendini güçlendiren bir devlet değil. Evler hala köpük gibi :( Böyle acıları bir daha yaşamamak hepimizin dileği...
Sevgilerimle,
cinar.

Ebruli dedi ki...

Fotoğrafla birlikte sizde canlanan anılar, sizi gerçektende çok üzmüş olan hatıralar. Keşke yaşanmasaydı bu acılar. Sizin de; depremin acısını, silip atmanız çok kolay olamaz. Hiç bir zaman da silinmez aslında...
İnşallah, bir daha yaşanmaz böyle acılar...

Aylin Yaprak dedi ki...

Buradaki yorumuna katılıyorum kesinlikle,herkes birşeyler konuşuyor fakat hiçbir önlem alınmıyor,sonra gidenin arkasından vah vah tüh tüh,haberlere bilmemnerelere konuşulan umut dolu aslında boş sözlerde cabası,senin o dönem yaşadıkların inan hala yaşanmakta küçük beyinlerde,bak değişen bişey olmamış demek ki..Çok uzun zaman olmuş olsa da geçmiş olsun diyorum,allah bir daha yaşatmasın

etki alanı dedi ki...

İncegülüm,
Çok ağır bir hatıra bu,ve çok ağır bir koku yayılır bu dönemde şehre...Çocukken anlam veremezdim,ama şimdi düşünüyorum da,özellikle kelkan bir toz var öncelikle,sular kesildiği için kuru bir görüntüyle birlikte,telaşın getirdiği korku,bilinmeyeni de ortaya koyuyor..Susuzluk nedeniyle tuvaletlerin ve yıkanılmadığı için vücut kokuları adeta şehrin üzerine koku yağdırır gibiydi..Hiç unutmuyorum,Adapazarı depreminden sonra,akrabaların yanına gittiğimizde hiç su içememiştim..O yoklukta ben sadece ayran içebilmiştim..Bunu bana sağlamak için ,o yoklukta kapı kapı su arardık(küçük hanfendüü)..Şimdi düşünüyorum da çok kaprismiş yaptığım..Ama htırladığım şeylerden biri de sular toprak kokuyordu...
Ben deldıkça çıkamıyorum farkındaysan...
Deprem olduğunda çocuk psikolojilerine dikkat etmeliyiz...

............................

Sevgili çınar,
Gelecek konusunda çok endişelerim var...Özellikle bulutların rengine baktıkça sanki yakında bir felaket haberi daha alacakmışız gibi geliyor...Allah göstermesin,böyle bir şey olursa,sağ kalanlarında kaybolduğu haberini çok duyacağımızdan eminim..Çünkü,deprem kadar tehlikeli organ mafyası,tedbiri almış bekliyordur bile....
Herşeyin hayırlısını diliyorum....

..........................

Sevgili Ebruli,
Ben de bir daha yaşanmaması dileğindeyim ama,ben bu ay içinde birşeyler duyacağımızı hissediyorum yani gözlemliyorum...
Kuşlar yine grup halinde toplanıp adeta dans eder gibi davranışlar sergiliyorlar,insanlarda garip halde bir kötü enerji var,herkes birbirine çatıp kavga çıkarmak için adeta sebep arar gibiler,uçak kazaları çok olmaya başladı ve uçaklar çok alçaktan uçuyor gibi görünüyor...
Benimki sadece gözlem..daha fazla anlatmayayım..daha var ama...
Dileğim afetlerin olmaması..

...............................

Sevgili Aylin,
Bu ülke yöneticileri belli bir konu üzerinde yoğunlaşmış,halkını düşünmüyor...Yediğini içtiğini düşünmeyen halkının can güvenliğini düşünebileceğini mi sanıyorsun...
Onlar binbirgece masallarıyla uyutuyorlar bizi...
Çocuklara yazık oluyor...

anne ve cocuk dedi ki...

selam
çocukluk hatıralarının içinde bir yaranın olması kimbilir seni nasıl etkilemiştir.Şimdi biz çocuklarımızı depremden bu binaların içinde nasıl koruyacağız.

hislerim ve ben dedi ki...

99 yılındaki depremde adapazarı depreminde dayımlarda vardı ama onlara bi şey olmamıştı 2 yıl sonra onlara gittiğimizde bile o yıkık dökük aynı bu resimdeki gibi evleri görünce o anı yaşamak daha kötü olabileceğini anladım.onların tarlasına gitmiştik orda bahçede otururken deprem olmuştu ve onu hissetmek gerçekten korkunç.99 yılında bizde hissetmiştik depremi kimseye hatırladığım tek şey sarsıntıdan televizyonun düşüpte kırılacağıydı 12 yaşındaydım ve o zamanlar en sevdiğim tv izlemek olduğundan evdekilere tv tutun diye seslenmiştim.bu deperemi en derinde yaşayan sen resimle kelimeleri yerli yerine koymuşsun
güzel kalemine sağlık.

etki alanı dedi ki...

Ne garip değil mi anne ve çocuk,
Çocukluk anıları ne kadar canlı saklanabiliyor..Halbuki yakın zamanları daha çabuk unutabiliyoruz...1999 depremini yaşayan çocukların anılarını düşünemiyorum bile....

............................

Hislerim ve ben,
Senin anılarında da depremin olması kötü...Ailene bir şey olmaması sevindirici..Allah bir daha göstermesin inşallah..
Güzel sözlerin için teşekkür ederim...

nt dedi ki...

99 da ben Ankara'daydım bekar evinde arkadaşlarla uyanıktık, muhabbet sırasında elektrikler gitti. Sonra arkadaşım bana dedi ki "sen mi sallıyorsun koltuğumu?" ben de o beni sallıyorda mahsus söylüyor sandım. biraz sonrada dışarıdan sesler geldi deprem falan diye o zaman anladık olayı.zemin kattı az sallandık. hatta ailesi avcılar'da olan bir arkadaşımız vardı ve sabah tüm tv ler ilk avcıları gösteriyordu. geceye kadar ulaşamadı kimseye neyseki iyiydi ailesi. İnşaallah tekrar olmaz böyle felaketler.

etki alanı dedi ki...

Kötü anılar nt...
Benim de dileğim bir daha olmaması..

Adsız dedi ki...

What's up, I log on to your blogs like every week. Your humoristic style is witty, keep up the good work!

Also visit my web blog; read more - 1kviews