30 Mart 2012 Cuma

1 Nisan 2012!



Sırığım ,başarı yolunda.

"İnsan bir şeyi ciddi olarak istemeye görsün, hiçbir şey erişilemeyecek kadar yükseklerde değildir." ANDERSON

Çok çalıştı,öylesine disiplin içinde çalıştı ki,bir gün olsun "dersini çalış"dedirtmedi bana...Kendi şartlarını koydu,sistemini hayata geçirdi.Ciddi bir çalışmanın içine daldı.Hem sosyal yaşantısına devam etti,hem de çalıştı.
Çok azimle ve sabırla çalıştı,ve bu ,onu büyütüyor.Emeklerinin boşa çıkmayacağına eminim.
Ve bu sınav ona basamak olacak...

Başarı,başaracağım diyenlerindir.

Bu sene bana ders oldu.Sırığımın azmi bana şu mesajı verdi:
Gençken bilgi ağacını dikelim ki,yaşlandığımızda gölgesinde barınacağımız bir yerimiz olsun.

Bu sınavda olumsuz bir sonuç bile gelse,biliyorum ki benim canım,hayatta başarılı olacaktır.Çünkü kendisine azim yükledi,her konuda başarılı olacağına eminim.

Oğlum dahil,tüm sınav öğrencilerine başarılar ve zihin açıklığı diliyorum.





"Yapacağım diye vakit geçirme, yaptım de!.." PLAUTUS
Başarı Üzerine Hoş Bir Yazı

19 Mart 2012 Pazartesi

Bir kediyle Hayatı paylaşmak





Bir kediyle hayatı paylaşmak başlı başına bir ayrıcalıktır.Hayatınızı paylaştığınız ilk zamanlardan sonra artık siz bir kedi bağımlısı olursunuz.Onu izler,onunla konuşur,onu anlamak için hayatınızın önemli bir keşfine başlarsınız.İlk acemiliğinizde sizin dilinizi öğrenmesi için epey zaman harcarsınız,ancak nasıl olduğunu anlayamadan bir gün kendinizi onun dilini öğrenmek için çabalarken yakalarsınız.

Her ne kadar miyavlamasanız da kabul edersiniz ki,o sizin değil,siz onun dilini öğreniyorsunuz.Hatta bu zamanla ileri boyutlara taşınabilir.İki patisini kaldırıp başını size sürmeye başladığında başınızla benzer sürünme hareketini yaparak

kedinizle tos yapmaya bile başlarsınız.İşte bu noktaya geldiyseniz,tedavisi mümkün olmayan bir hastalığa yakalandınız demektir.Siz bir kedi bağımlısı oldunuz.Bu dünyanın en güzel bağımlılıklarından birisidir.


Nasıl bir kedi beyni yaşamı boyunca öğrenmeye kodlanmışsa,siz de onunla yaşadığınız sürece onu keşfe kodlanırsınız.Çünkü o sizi sürekli şaşırtacak ve gülümsetecektir.Her yeni hareketinin,mimiğinin,tepkisinin fotoğrafını çekmek istersiniz.Kediler o kadar çeviktirler ki,elinizde bir fotoğraf makinesiyle yaşamıyorsanız bu anlık sürprizleri çoğu zaman beyninize kaydedersiniz.

Kedilerin uyku hallerini seyre dalmamış bir insan yazık ki hayatındaki büyük eksikliğin farkında bile değildir.

Uyurken onları yumuk yumuk sevmek istersiniz ama uykularını bölmeye

kıyamaz,seyretmekle yetinirsiniz.
Kedi insan ilişkisi

Kedilerle insanların ilişkisinin karşılıklı çıkarlara dayandığı söylenir.Bu

doğru olsa dahi en azından onların daha dürüst olduklarını da

eklemeliyiz.


Kediler acıktıklarında yemek isterler ve amaçlarına ulaşana kadar sizi rahat bırakmazlar.Yemeklerini aldıktan sonra sevmenize izin vererek teşekkür ederler.Sevgiye ihtiyaç duyduklarında neredeyse size yapışık yaşarlar.Sıkıldıklarında siz istemesenizde giderler.





Onları çağırdığınızda canları istiyorsa gelirler,sadece siz çağırıyorsunuz diye asla yanınıza gelmezler.Canları istediğinde sizi severler,şevkat gösterirler.
Kedilere istemedikleri bir şeyi asla yaptıramazsınız.İlişkinizin gücü iletişim çabanıza bağlıdır.Kediler akıllıdırlar ve emin olun onlarla konuşursanız sizi anlarlar.Anlamaları itaat edeceklerinin garantisi değildir.Sadece severek okşayarak değil,onunla konuşarak iletişim kurmanız,uzun yıllar sürecek olan aranızdaki ilişkiyi inanılmaz derecede keyifli kılar.

Güvenlik

Yabani kedilerin doğadaki yaşamlarına tanık olsanız,kedinizin evinize nasıl uyum sağlayıp mutlu olduğuna çok şaşırırdınız.Kediler keyiflerine düşkündürler,evde onlara sağlanan içi dolu mama kabı,temiz su,kaloriferin yanında yumuşacık bir yatak,oyuncaklar ve etrafında pervane olan insanlar sayesinde evde çok mutlu ve huzurlu bir yaşam sürebilirler.Böylece özgürlüklerinden fedakarlık ederler. Yine de bitmek bilmeyen merakları yüzünden her fırsatta dışarı çıkmak isterler.Genlerindeki avlanma güdüsü de onları tetikler.Asla unutmamanız gereken şeyse rahat yaşamaya alışmış bir kedi sokaktaki dünyada savunmasızdır ve kendisini koruyamaz.Eğer çok ortalıkta dolaşmayan ve gizli köşelerde uyuyan kedileriniz varsa yatmadan önce,dışarı çıkarken ve eve geldiğinizde mutlaka sayım yapın,sağlıklı ve evde olduğundan emin olun.
Kediler kapağı açık unutulan kutu dolap gibi yerlere saklanmaya bayılırlar.


Çamaşır(bu olayı ben çok acı bir şekilde yaşadım

http://www.etkialani.blogspot.com/2011/08/keskeo-gunu-yarglaypsorgulamasam.html),bulaşık makinesini çalıştırmadan önce mutlaka kontrol edin,ya da asla kapaklarını açık bırakmayın.Aynı şekilde kedinizin buzdolabının içine saklanma ihtimalini de düşünmelisiniz.BBir kediyle yaşıyorsanız Alzheimer olma ihtimaliniz çok düşüktür.Sürekli titiz,kontrollü ve çok zevkli bir bulmaca çözüyor olacaksınız.

Kedinizin mutluluğu size bağlı.Unutmayın seçim hakkı sizindi,onu alıp evinize siz getirdiniz.




Kedinize yeterince eğlenceli,oyalanacağı bir ortam yaratırsanız,hem onu mutlu edersiniz,hem de sizin eşyalarınıza daha az zarar vermesini sağlarsınız.Kediniz eve hasar verecek davranışları sergilerse bu onun sorunu değildir.Kedinizi eğitmek ve gereksinimlerine uyum göstermek sizin sorununuzdur.


Kediniz sürekli miyavlıyor,etrafa tırmanıyor ve buna bir çözüm bulamıyorsanız,size bir şeyler anlatmaya çalıştığından emin olun.Unutmayın kedilerinde psikolojik sorunları olabilir.Özellikle gece avlanmaya çıkmak,ormanda yaşayan akrabalarıiçin bir yaşam biçimidir.Kediniz gece miyavlayarak sürekli hareket halinde isebunu içgüdüsel
olarak yapıyor olabilir.Beton ortamından yeşil ormanlara gitmek istiyor olabilir.Belki de şehir seslerinden rahatsız oluyordur. Onu oyalayın,iyi vakit geçirmesini sağlayın. Evcil kediler atalarının avcı ruhlarını hala taşırlar.Onların avcı ruhlarını doyurmak için evde keşif yapmaları için uygun şartlar sağlayın.Mesela,mama kabını zigzak bir kedi borusu yapıp onun bir ucuna koyabilirsiniz.Savaşsın,arasın,bulsun ve yesin.Koplike şeyler kedilerin ilgisini çeker.Hem kafalarının karışmasını,böylece araştırmasını,merakını gidermesi için uğraşmasını sağlarsanız,hem de size ait eşyaları araştırıp didikleme ihtimalini azaltmış olursunuz.Aksi halde ne ara girdiğini asla anlayamayacağınız giysi dolabınızda en sevdiğiniz kazağınızı iplikleri çekilmiş halde bulabilirsiniz.

Kediniz bir şeyleri kemiriyorsa canı sıkılmış olabilir. Ama eğer emiyorsa beklide obsesif bir sorun yaşıyordur. Onun mutlu olup olmadığını takip edin. Canının sıkılmasına fırsat bırakmayacak eğlence

ortamı yaratarak onu mutlu edebilirsiniz. Ona kovalayabileceği, zıplayıp, atlayıp, yakalamaya çalışacağı bir yerlerden sarkıtabileceğiniz oyuncaklar alın. Üzerine oyuncaklar asılmış kat kat kedi evleri onları oyalamak için idealdir.

Kediniz çok kilolu ise bunun sebebi stres olabilir. Evinizi ona eğlenceli hale getirin. Ona dışarıdaki doğa koşullarını sağlayın. Doğadaki hayatlarına en yakın ortamı yaratırsanız, o kadar mutlu olmasını sağl

arsınız.

Kızarak bağırarak değil, sabır ve sevgiyle eğitim verin. Kedilerde ödülle eğitilebilirler.

Kedinizin rahat etmesi ve evinizde koku olmaması için kumunu değiştirirken tuvalet kabını yıkayın. Kokusuz, ekolojik

temizleyiciler kullanın. Kokulu temizlik malzemeleri kedinizi rahatsız edebilir ve kutu dışına tuvaletini yapmasına sebep olabilir.

Hasta kediler genellikle kutuları dışına tuvaletlerini yaparlar, bu gibi durumlarda veterinerinize danışmalısınız.

Kısırlaştırılmamış dişi ve erkek kediler evde çeşi

tli yerlere küçük tuvaletlerini bırakarak içgüdüsel olarak koku bırakırlar. Onlara bunun için kızmayın.

Evcilleştirdiğimiz kedilerimiz avcı ruhlarını asla kaybetmezler, avlanmaları için aç olmaları gerekmez. Kediniz dışarı çıkıyorsa size avladığı şeyleri hediye getirirse şaşırmayın.

Kedilerin dışarıdaki hayatları yalnız, sakin, sinsice izleme kovalama ve kovalanmalarla doludur. Evde yaşayan kediler g


enlerine yerleşmiş olan bu davranış biçimlerini gösterdiğinde çok şaşırırız. Kediniz durup dururken odaya dalar, daireler çizer, her yere tırmanır ve aniden diğer odaya ışınlanır. Sonra biranda hiçbir şey olmamış gibi sakince yalanmaya başlar. Evde yaşayan her normal kedi bunları yapar.



Sadece tırnakları için değil, işaret bırakmak içinde eşyalarınızı tırmalayabilir. Özellikle fark edilecek, görülecek yerleri didik didik etmelerinin sebebi budur. Bunun çaresi ona seveceği bir yaşam köşesi yaratmaktır.


Kedinin dili kürkündeki ölü tüyleri almak için mükemmeldir. Yinede uzun tüyler dildeki kancalara yapışır ve yutulduğunda mide de tüy topağı oluşur. Genellikle kusarak çıkarırlar ama bazen bağırsağa gider. Uzun tüylü kedilerin yardımınıza ihtiyacı vardır. Geniş aralıklı bir tarakla haftada en az 2 defa tüylerini kabartarak fırçalayın.

Onu Kaybettiğinizde



Meselenin en üzücü yanı kedi ömrünün insan ömrüne kıyasla çok kısa olmasıdır. Bu sebeple pek çoğumuzun çok üzücü anıları birikmiştir. Onun toslamasını, guruldamasını sizinle sohbetini çok özlersiniz, içiniz acır. Bu durumlarda tek çare yeni bir kediye kapınızı aralamanızdır. Bunu yaparken kendinizi suçlu hissetmeyin, kaybettiğiniz kedinize ihanet etmiyorsunuz. Onun sevgisi yok olmuyor, yeni kedi hayatın

ıza girdiğinde yeni bir pencere açar ve üzüntünüzü bir parça hafifletir. Zamanla yeni bir kediyi keşfe dalar kaybettiğiniz kedinizi gülümseyerek hatırlarsınız. İnsanoğluna bahşedilmiş en önemli özellik unutabilmektir. Eğer unutamasaydık kayıplarımızın acısı her daim taptaze kalır ve dayanılmaz olurdu.

Unutmayın, bir köpek ya da bir kedi hayatınızdan bir şekilde çıktıysa, eğer onu gerçekten sevdiyseniz yüreğinizdeki yeri asla yok olmaz. Sadece hayatınıza yenisi girdiği zaman bu yeni baskın sevgi diğerinin yerini biraz küçültebilir ama asla yok edemez. Kedinizi kaybettiğinizde bütün kalbinizi onun acısıyla doldurmak yerine, onun sevgisini ve anısını taşımaya devam ederek yüreğinizde yeni patilere yer açın. Bunun müthiş derecede iyileştirici bir formül olduğunu fark edeceksiniz.


http://www.facebook.com/notes/hayvan-severler/pisinizle-ya%C5%9Farken-/10150678379582570

12 Mart 2012 Pazartesi

Alıntı bir paylaşım

PEK ÇOK RESTORANT FİKRİNİZİ SORMADAN, DAMLA SUYU GETİRİP HEMEN AÇIYORLAR...

n gece eve dönerken su almak üzere markete uğradım, görevliye şöyle

sordum:

1,5 lt. su var mı? Ama Turkuaz/Damla dışında lütfen

Turkuaz çıktığından beri bu şekilde su alıyordum artik.

Para verip kötü su içmeye hiç niyetim yok! Marketteki adamın dediklerini

aynen

aktarıyorum:

- Abi, ben o sudan satmıyorum. İnan ki gelen müşterilerden onda dokuzu

senin söylediğin şeyi söylüyor.

Peki, neden halen satıyorlar?' diye sordum.

- Abi, Turkuaz/Damla suyu, marketlere bedava veriliyor, satarsan kara

geçiyorsun, satmazsan öylece duruyor. Ama ben satmıyorum, çünkü alan

yok.

Ayrıca CocaCola satanın Turkuaz/Damla da satma zorunluluğu var, hatta
Başka su sattırmamaya çalışıyorlar.

Uzun söze gerek yok; hiç kimse almazsa, hiç kimseye satamazlar.. .

Lütfen okuyun, okutun! Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum.

Türkiye'de bazı şişeli içme suları doğal kaynak suyu değil.

Doğal kaynak sularında devlete para ödemeniz gerekiyor, artı

bu tesislerin yatırım maliyeti çok yüksek.


Dolayısıyla CocaCola ne yaptı,

kaynak suyu araştırmalarının maliyetlerini çok yüksek bulduğu için

Bursa/Kestel ovasındaki CocaCola fabrikasında derin kuyu pompalarıyla

ovanın suyunu çekerek bunu da termostan geçirip filtre ederek hem

CocaCola meşrubatını hem de Türkuaz/Damla' yı şişelemeye başladı.

Türkuaz/Damla' nın etiketinin üst ve altındaki Kahverengi şeritlere dikkat

edin:

Sofra İçeceği' yazar. Devlet, CocaCola'nin uyanıklığını kanuna uydurmak

ve uyanıklığa yapılacak itirazları bertaraf etmek için böyle bir kural çıkardı!


Binlerce dönümlük tarım arazisinin bulunduğu

ve CocaCola hariç

hiçbir İsletmeye 'derin kuyu pompası' çakma izni verilmeyen Kestel

ovasında,

yeraltından

çekilen su, filtre edilip daha sonra içine bazı mineraller katıldıktan

sonra

Türkiye'nin en ücra kasabalarına bile satılıyor ve lıkır lıkır içiliyor.

Bazı yazlık kasaba ve köylerde neredeyse Turkuaz/Damla harici içme suyu

bulamazsınız çünkü

dağıtım ağı çok güçlü. Bayilere baskı bile olduğu yolunda duyumlar aldım.

Turkuaz/Damla içmeye Devam edecekseniz, unutmayın, yapay bir su

içiyorsunuz.

Duyarlı bir vatandaş olarak konuya dikkatinizi çekerim.


Her tarafı doğal kaynak sularıyla dolu memlekette, millete kuyu suyunu

zorla ve de üstüne para alarak içiriyorlar.

İçmeyin arkadaşlar!

Gönderenin Notu:

Kola'nın Ülkesi'nin 1960 lı yıllarda,

Özellikle ilkokul Öğrencilerine Ücretsiz süt tozu, balık yağı ve peynir yardımı

yaptığını,

bu tarihlerden sonra Anadolu tarihinde ilk kez çocuk felci vakalarının

görüldüğünü

ve de sonraları Çocuk felci aşısının 'rutin aşılar' arasına sokulduğunu,


bu aşıların bizlere büyük paralarla satıldığını HATIRLAYIN VE UNUTMAYIN..


Küba gibi bir ülkenin 'İnsan sağlığıyla ticaret olmaz' diyerek,


(ABD de bile patent aldığı) kanser aşısını,


yoksul ülkelere ilacı,

isteyen Ülkelere de patentini Ücretsiz verdiği,


buna karşın tüm AB / ABD / İSRAİL'in yapay hastalıklarla hazinemizi ve

sağlığımızı emdiklerini


BİLİN VE UNUTMAYIN..

Ücretsiz' adını bile söylemeyen bu malum firmalar,

'Ücretsiz su veriyorlarsa'

bunun nedenini DÜŞÜNÜN VE BULUN!!


Yazan ---Y.Doç. Dr. Cemalettin CAMCI

11 Mart 2012 Pazar

Bunu istiyorum!

Düşünsenize,bir misafiriniz geliyor ve siz"kediden korkar mısın?" diye sorduğunuzda ,doğal olarak çoğunlukla"hayır" cevabı alırsınız.
Merak ediyorum,böyle bir kedi içeri girince ne hissederler acaba?Korkup kanepenin arkasına mı kaçarlar,yoksa benim yapabileceğim gibi üstüne atlayıp mıncıklarlar mı?

Bir kedi bu cüsseye nasıl ulaşır acaba?

Kapıya "dikkat köpek var"tabelası değişir bu kediyle.

"Dikkat kedi var!" tabelalarını hazırlamalı artık.

9 Mart 2012 Cuma

Ayakta uyumak!

Üç günde toplam üç saat uyumuşum,yaptığım aksesuarı teslim etmek için otobüse bindiğimde,uyuyabileceğim rahat bir yer arıyorum.Özellikle tek kişilik koltukları tercih ediyorum.Beykoz'dan otobüse bindiğimde bu olanağım oluyor,çünkü ilk durak.Çok rahat bir şekilde,eğer yol açıksa 45 dakikalık bir dinlenmeyle birlikte şekerleme gibi tatlı bir uyku çekiyorum

Ama Mecidiyeköy''den Beykoz'a gelirken bu olanağı bulmak zor.Yani oturacak yer bulma lüksü...
Eğer hava müsaitse,bir sonraki otobüste oturacak bir yer bulmak için yeni sıraya girmek en iyi yöntem.Ama soğuk havada dışarıda ayakta durarak donmaktansa,otobüste ayakta gitmek daha iyi diyerek bindiğimde ise,malum İstanbul trafiğinde köprüye ulaşmak bile iki saatinizi alabiliyor ne yazık ki...
Ayakta uyumayı öğrendim ben!
Otobüste uyunan 5 dakikalık bir uyku bile bazen tüm gece uykularına bedeldir.İki elimi ,dengemi sağlayacak şekilde çapraz tutunma şekliyle garantiye aldıktan sonra,gözlerim uykusuzluğun ve yorgunluğun etkisiyle kendiliğinden kapanıyor zaten.Ama bu uyku tilki uykusu gibi,her şeyi duyabiliyor ve hissedebiliyorsunuz.Hele cam kenarında demirlerin L yaptığı noktasında durabiliyorsam,değmeyin keyfime....
Atkımı beremin içine koyup yastık gibi camla başımın arsına koydum mu,derin bir uykuya dalabiliyorum.Bazen neredeyse 3 saat bulan yolculuğum sırasında,sabaha kadar uyanık kalmamı sağlayan sağlam bir uyku çekebiliyorum.Arada fren olduğunda rahatım bozulsa da keyifli bir uyku zamanım oluyor anlayacağınız gibi...Eğer horluyorsam da yapabileceğim bir şey yok!
Her zaman uyku uyuyamıyorum,ama gözlerimi kapatıp,hem gözlerimi dinlendiriyorum hem de bin bir fikirle başbaşa kalıyorum.Günlerimin planını yapabiliyorum.Durağı kaçırmak gibi bir kaygım da yok.İlk ve son durak benim güzergahım.
Japonlar yapmışlar yapacaklarını yine...Türkiye'ye getirseler ilk ben alabilirim bunu...

Ama bu videodaki gibi uyumak çok fena!


Ama bu video ise komik...