
Kendini çok sessize alarak yürüyordu kalabalık ve gürültülü sokakta...Neler düşündüğünü kendi bile anlamıyordu..Plan yapamayacak kadar yorgundu çünkü..Eve gidecek ,banyo yapıp akşamki defileye yetişecekti..Kolay değil bir ayını geçirmişti tasarım atölyesinde..
"keşke" dedi dolar olarak ödemeselerdi.."Şimdi nasıl bozduracağım,zarar etmesem bari"
Osmanbey'den,Şişli'deki Atatürk'ün pembe köşküne kadar nasıl geldiğini anlamadı.
Bir yazı dikkatini çekti;Yakın Doğu Üniversitesi!
Evet! Gazetede ilanını görmüştü..
Şöyle bir baktı ve elli metre kadar yürüdükten sonra,döndü ve geri yürüdü..İçeri girdi biraz kalabalık vardı..Konuşmaya cesaret edemedi ve brşür ve CD alıp çıktı...İlerlemeye başladı..Tuhaf bir şekilde heyecanlandı..Yürürken bir yandan da broşürü karıştırmaya başladı..Ziraat bankasının köşesine kadar geldikten sonra durdu!
Geri döndü ve onca yolu o yorgunlukla tekrar yürüdü..Derin bir nefes alarak içeri girdi..Birden kendini çok lüks bir yerde yalnız kalmış gibi hissetti..Sadece yabancı bir mekandı..Neden heyecandan kalbi duracak gibiydi peki..?Anlamıyordu..
Uzun boylu çok hoş bir hanım vardı masada..Önceki kalabalık masasında yoktu..Yaklaştı ve..
-"Özür dilerim hanımefendi""bir şey soracağım"
_"Lütfen buyrun" dedi sıcacık bir ses..
Cesaretlendi....
-"Benim uzun senelerdir üniversiteler hakkında bir bilgim yok.Sizden rica etsem beni bu üniversite hakkında bilgilendirir misiniz?"
-"İsmim Rabia"dedi
Karşılıklı tanışmadan sonra,telefona uzadı,ve;
-"Lütfen yarım saat gelen telefonları bağlamayın"dedi.
Okul hakkındaki bilgileri verdi.Öğrencinin bilgilerini aldı.Ve sonuç olarak puanlarını hesapladıktan sonra,yarı burslu olarak ve yıllık 1800 dolar ödeyerek 5 yıllık okuyabileceğini söylediğinde,kadın sevinçten bayılacak gibi oldu.
-"O zaman kızım bu üniversitede okuyabilecek!"dedi
Yurt olayını ayarladıktan sonra,ne gibi işlemler yapacağını sordu.
Rabia hanım şaşkın..
-"Peki,kızınız bu okulda okumak isteyecek mi?"dedi.
-"Uçacaktır"dedi kadın..
Rabia hanım şaşkın..
-"O zaman,önkayıt için 125 doları yandaki bankaya yatırın.Ama kızınız istemezse,bu para hemen size verilemez.Bir müddet sonra sizin hesabınıza yatırılır.İsterseniz,bu akşam sorun yarın gelin""
-"Hayır!" diyor kadın."Bu akşam ona sürpriz yapacağım"
-"Tamam" diyor Rabia hanım.Ama şaşkınlığı yüzünden okunuyor..
-"İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum "diyor.
O gün türk parası değil de,Dolar olarak ödenmesinin bir nedeni varmış diye düşündü kadın gülümseyerek..
İşlemleri yaptıktan sonra,tuhaf bir mutlulukla adeta uçarak evinin yolunu tuttu..
.........................................................................................................
Bu olayın devamını,kendi ağzımdan anlatacağım:
O dönem bir firmanın defilesi için 15 kıyafete aksesuar hazırladım.Her zaman Türk lirası olarak ödeme yapan firmada,o akşam dolar vardı sadece(mankenlere ödeme yapılınca para kalmamıştı).İsteksiz almıştım ödemeyi.Ama gerçekten herşeyin bir anlamı mutlaka varmış.Eğer o gün o doları almasaydım,o akşam Zeynebi üniversiteye yazdıramayacaktım.....
Zeynep iyi bir puan almasına rağmen istediği bölüme girmesine yetmediği için,üniversiteyi kazanamadı.Hem ağlıyor hem de apartmandan toplanan,yıl sonu kitaplarının arasından bir sonraki seneye hazırlanmak için,test kitaplarını ayırıyordu..Hemen plan yaptı.
-"Anne" dedi"ben bu yıl kursa gitmeyeceğim.Kendim çalışıp seneye imtihanda başarılı olacağım"deyince,içim parçalandı..Birşeyler olmalı diyordum.okumayı çok seven kızımın bir senesi boşa gitmemeli.Ama özel okullar 10.000 dolardan başlıyordu..Mümkün değildi...
Zeynep gece gündüz çalışmaya başladı..Daha sonuçlar yeni açıklanmasına rağmen..Hem ağlıyor,hem çalışıyor(gözyaşlarını bizden sakladığını zannederek),hem evde bana yardım ediyor,hem kardeşine destek oluyor.Tuhaf bir enerjiyle kendisini yormaya başlamıştı...Okumayı seven çocuğumu bir yıl ertelemek doğru olmazdı...
İşte anlattığım bu hikaye bu olayın sonucunda geliştiği için genel olarak anlattım.Bundan sonraki duyguları aktarabilmem için,yaşadığımız duyguları an be an anlatıyorum..
...........................................................................................................................
Eve nasıl gittiğimi hatırlamıyorum.İçeri girdiğimde Zeynep bir arkadaşıyla oturuyordu.Belli ki dertlenmişti..Beni görünce hemen toparlandı..
-"Anne ben kuaföre gidip fön çektireyim,defile için" dedi,
-"Tamam kızım"dedim ,ama heyecandan öleceğim.
Broşürü kapının önüne koyup içeri girdim.Gördüğünde ne tepki verecek diye nabzını yoklamak istedim.Hemen gördü.Hüzünlendi
-"Anne" dedi."Bu tür broşürleri bir daha alma olur mu?.Seneye en iyi yeri tutturacağım.Bunları görünce kötü oluyorum"ve gitti.
Gelinceye kadar,sanki kan vücudumdan çekildi.Zaten günlerce uyumamışım defile sebebiyle...Odaya gittim,yatağa yüzüstü uzandım,broşürü halının üzerine koyup,incelemeye başladım.Yukarıdan aşağı bakınca uyuyakalmışım...Zeynebin sesiyle kendime geldim..
-"Anne hasta mısın yoksa?""Gitmeyelim o zaman.Yat dinlen "dedi
Sakince.
-"Hayır kızım" dedim.
Yere oturdu,ve hem konuşup hem de broşüre bakmaya başladı.Hafif bir iç çektiii...
-"Ahhh! Ah!" "Böyle bir üniversitede okumak lazım" dedi"ama bir hayal""
Gülümsedim..
Devam ediyor...
-"Anne gördün mü 5 yıldızlı otel gibi"
-"Yaw anne! İçim gidiyor.Alma şunları bir daha"
Hafifçe doğruldum ,Veee....
-"Hayırlı olsun kızım" dedim.
Sessizlik...
Ve lütfen bundan sonrasını ağır çekim olarak düşünün..
Zeynep kavrayamadı..
-"Nasıl yani?"dedi.
-"Seni bu okula yazdırdım "dedim yavaşça..
O kocaman gözlerini sonuna kadar açarak..
-"Anneeee""sen ciddi misin?""nasıl ödeyeceksin"gibi makineli tüfek gibi sorularla anlamaya çalışıyordu..
-"Yazıldın kızım"dedim yine..
O kocaman gözlerin,yaşlarla dolup bana nasıl sarılarak ağladığını anlatmam mümkün değil size...
-"Annem,annem" diye diye ağlıyor..
O ağlıyor,ben ağlıyorum..Birbirimize sarılarak ne kadar böyle durduğumuzu hatırlamıyorum ama ,birden gülme kriziyle birbirimizden ayrıldık....
"ama nasıl" diye soruları cevapladıktan sonra,sevinçli bir vaziyette,benim tasarımlarımın da olduğu,ünlü mankenlerin sunduğu defileyi seyretmeye gittik... (buradaki hava atmayı anladınız siz)
"keşke" dedi dolar olarak ödemeselerdi.."Şimdi nasıl bozduracağım,zarar etmesem bari"
Osmanbey'den,Şişli'deki Atatürk'ün pembe köşküne kadar nasıl geldiğini anlamadı.
Bir yazı dikkatini çekti;Yakın Doğu Üniversitesi!
Evet! Gazetede ilanını görmüştü..
Şöyle bir baktı ve elli metre kadar yürüdükten sonra,döndü ve geri yürüdü..İçeri girdi biraz kalabalık vardı..Konuşmaya cesaret edemedi ve brşür ve CD alıp çıktı...İlerlemeye başladı..Tuhaf bir şekilde heyecanlandı..Yürürken bir yandan da broşürü karıştırmaya başladı..Ziraat bankasının köşesine kadar geldikten sonra durdu!
Geri döndü ve onca yolu o yorgunlukla tekrar yürüdü..Derin bir nefes alarak içeri girdi..Birden kendini çok lüks bir yerde yalnız kalmış gibi hissetti..Sadece yabancı bir mekandı..Neden heyecandan kalbi duracak gibiydi peki..?Anlamıyordu..
Uzun boylu çok hoş bir hanım vardı masada..Önceki kalabalık masasında yoktu..Yaklaştı ve..
-"Özür dilerim hanımefendi""bir şey soracağım"
_"Lütfen buyrun" dedi sıcacık bir ses..
Cesaretlendi....
-"Benim uzun senelerdir üniversiteler hakkında bir bilgim yok.Sizden rica etsem beni bu üniversite hakkında bilgilendirir misiniz?"
-"İsmim Rabia"dedi
Karşılıklı tanışmadan sonra,telefona uzadı,ve;
-"Lütfen yarım saat gelen telefonları bağlamayın"dedi.
Okul hakkındaki bilgileri verdi.Öğrencinin bilgilerini aldı.Ve sonuç olarak puanlarını hesapladıktan sonra,yarı burslu olarak ve yıllık 1800 dolar ödeyerek 5 yıllık okuyabileceğini söylediğinde,kadın sevinçten bayılacak gibi oldu.
-"O zaman kızım bu üniversitede okuyabilecek!"dedi
Yurt olayını ayarladıktan sonra,ne gibi işlemler yapacağını sordu.
Rabia hanım şaşkın..
-"Peki,kızınız bu okulda okumak isteyecek mi?"dedi.
-"Uçacaktır"dedi kadın..
Rabia hanım şaşkın..
-"O zaman,önkayıt için 125 doları yandaki bankaya yatırın.Ama kızınız istemezse,bu para hemen size verilemez.Bir müddet sonra sizin hesabınıza yatırılır.İsterseniz,bu akşam sorun yarın gelin""
-"Hayır!" diyor kadın."Bu akşam ona sürpriz yapacağım"
-"Tamam" diyor Rabia hanım.Ama şaşkınlığı yüzünden okunuyor..
-"İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum "diyor.
O gün türk parası değil de,Dolar olarak ödenmesinin bir nedeni varmış diye düşündü kadın gülümseyerek..
İşlemleri yaptıktan sonra,tuhaf bir mutlulukla adeta uçarak evinin yolunu tuttu..
.........................................................................................................
Bu olayın devamını,kendi ağzımdan anlatacağım:
O dönem bir firmanın defilesi için 15 kıyafete aksesuar hazırladım.Her zaman Türk lirası olarak ödeme yapan firmada,o akşam dolar vardı sadece(mankenlere ödeme yapılınca para kalmamıştı).İsteksiz almıştım ödemeyi.Ama gerçekten herşeyin bir anlamı mutlaka varmış.Eğer o gün o doları almasaydım,o akşam Zeynebi üniversiteye yazdıramayacaktım.....
Zeynep iyi bir puan almasına rağmen istediği bölüme girmesine yetmediği için,üniversiteyi kazanamadı.Hem ağlıyor hem de apartmandan toplanan,yıl sonu kitaplarının arasından bir sonraki seneye hazırlanmak için,test kitaplarını ayırıyordu..Hemen plan yaptı.
-"Anne" dedi"ben bu yıl kursa gitmeyeceğim.Kendim çalışıp seneye imtihanda başarılı olacağım"deyince,içim parçalandı..Birşeyler olmalı diyordum.okumayı çok seven kızımın bir senesi boşa gitmemeli.Ama özel okullar 10.000 dolardan başlıyordu..Mümkün değildi...
Zeynep gece gündüz çalışmaya başladı..Daha sonuçlar yeni açıklanmasına rağmen..Hem ağlıyor,hem çalışıyor(gözyaşlarını bizden sakladığını zannederek),hem evde bana yardım ediyor,hem kardeşine destek oluyor.Tuhaf bir enerjiyle kendisini yormaya başlamıştı...Okumayı seven çocuğumu bir yıl ertelemek doğru olmazdı...
İşte anlattığım bu hikaye bu olayın sonucunda geliştiği için genel olarak anlattım.Bundan sonraki duyguları aktarabilmem için,yaşadığımız duyguları an be an anlatıyorum..
...........................................................................................................................
Eve nasıl gittiğimi hatırlamıyorum.İçeri girdiğimde Zeynep bir arkadaşıyla oturuyordu.Belli ki dertlenmişti..Beni görünce hemen toparlandı..
-"Anne ben kuaföre gidip fön çektireyim,defile için" dedi,
-"Tamam kızım"dedim ,ama heyecandan öleceğim.
Broşürü kapının önüne koyup içeri girdim.Gördüğünde ne tepki verecek diye nabzını yoklamak istedim.Hemen gördü.Hüzünlendi
-"Anne" dedi."Bu tür broşürleri bir daha alma olur mu?.Seneye en iyi yeri tutturacağım.Bunları görünce kötü oluyorum"ve gitti.
Gelinceye kadar,sanki kan vücudumdan çekildi.Zaten günlerce uyumamışım defile sebebiyle...Odaya gittim,yatağa yüzüstü uzandım,broşürü halının üzerine koyup,incelemeye başladım.Yukarıdan aşağı bakınca uyuyakalmışım...Zeynebin sesiyle kendime geldim..
-"Anne hasta mısın yoksa?""Gitmeyelim o zaman.Yat dinlen "dedi
Sakince.
-"Hayır kızım" dedim.
Yere oturdu,ve hem konuşup hem de broşüre bakmaya başladı.Hafif bir iç çektiii...
-"Ahhh! Ah!" "Böyle bir üniversitede okumak lazım" dedi"ama bir hayal""
Gülümsedim..
Devam ediyor...
-"Anne gördün mü 5 yıldızlı otel gibi"
-"Yaw anne! İçim gidiyor.Alma şunları bir daha"
Hafifçe doğruldum ,Veee....
-"Hayırlı olsun kızım" dedim.
Sessizlik...
Ve lütfen bundan sonrasını ağır çekim olarak düşünün..
Zeynep kavrayamadı..
-"Nasıl yani?"dedi.
-"Seni bu okula yazdırdım "dedim yavaşça..
O kocaman gözlerini sonuna kadar açarak..
-"Anneeee""sen ciddi misin?""nasıl ödeyeceksin"gibi makineli tüfek gibi sorularla anlamaya çalışıyordu..
-"Yazıldın kızım"dedim yine..
O kocaman gözlerin,yaşlarla dolup bana nasıl sarılarak ağladığını anlatmam mümkün değil size...
-"Annem,annem" diye diye ağlıyor..
O ağlıyor,ben ağlıyorum..Birbirimize sarılarak ne kadar böyle durduğumuzu hatırlamıyorum ama ,birden gülme kriziyle birbirimizden ayrıldık....
"ama nasıl" diye soruları cevapladıktan sonra,sevinçli bir vaziyette,benim tasarımlarımın da olduğu,ünlü mankenlerin sunduğu defileyi seyretmeye gittik... (buradaki hava atmayı anladınız siz)
Ertesi günü,kaydını yaptırdığımızda,Rabia hanım hala çok şaşkındı.
-"Bir anne ve çocuğunun aynı fikirde olduğuna ilk defa şahit oluyorum"diyordu.
Zeynebe baktığımda,gözündeki ışıltıyı ve yüzündeki mutluluğu görünce,o anda ölseydim gözüm açık gitmezdi emin olun..Çok farklı bir haz vardı içimde...
Ben bu konuda.Rabia hanıma çok şey borçluyum.Eğer o anda bana zaman ayırıp,açıklamalarda bulunmasaydı,belki cesaretim kırılıp dönecektim.Zaten o günden sonra,adeta dostluğa dönen bir arkadaşlık oldu aramızda....Yakın Doğu'nun tanıtım fuarlarına Zeynep'i görevlendirdi...Çok güzel bir bebeği oldu..Dilerim huzur ve mutlulukla dolu bir yaşamı olur.......
Eğer ben ,bu fırsatı yakalamasaydım,ertesi sene dahada zorlaşan Öss imtihanlarında tekrar kaybetme riskini göze alacaktım.Elime bir fırsat geçmişti,gerekirse merdiven silip (abarttım,özel okul bu,ama ne olursa olsun anlamındaydı bu söylediğim),çocuklarımın okumaları için elimden geleni yapmak için kendime söz vermiştim. Dilerim Fırat'ıma da aynı olanakları sağlayacak gücüm olur,hem destek olacak bir ablası var önünde...
Eğer ben ,bu fırsatı yakalamasaydım,ertesi sene dahada zorlaşan Öss imtihanlarında tekrar kaybetme riskini göze alacaktım.Elime bir fırsat geçmişti,gerekirse merdiven silip (abarttım,özel okul bu,ama ne olursa olsun anlamındaydı bu söylediğim),çocuklarımın okumaları için elimden geleni yapmak için kendime söz vermiştim. Dilerim Fırat'ıma da aynı olanakları sağlayacak gücüm olur,hem destek olacak bir ablası var önünde...
Hayat ne ertelemeye ne de ertelenmeye değmeyecek kadar kısa....
Ebeveyn olmak,çocuklarının hayatını ertelememek için,kendi hayallerini ertelemektir...
Sevgiyle kalın...
Ebeveyn olmak,çocuklarının hayatını ertelememek için,kendi hayallerini ertelemektir...
Sevgiyle kalın...





