-Beni kıskandırmaya mı çalışıyorsun?Bu yan komşum olan,ikinci çocuğuna hamile olan tatlı mı tatlı Çiğdem'in sitem dolu sözleriydi.Kızkardeşim,benim bahçe krizime çözüm amaçlı bir kermesten aldığı iki kasa çiçeği ekerken,duvarın öte yanından bana böyle sesleniyordu...
Hemen kasanın en güzel bölümünden epeyce vererek paylaştım çiçekleri.
O da bana,tohumdan ürettiği çiçeklerden verdi.
Biz birbirimizi kıskandırarak,mahallenin en güzel bahçelerini yaratıyoruz adeta.
Eşi ise ,özellikle hafta sonları bahçeleriyle ilgileniyor.Her ikisi de ,akıl danışabileceğim ilgili insanlar.Otve ağaçlar hakkında sorularıma aldığım cevaplar,bahçe hakkında ne kadar cahil olduğumu anlamama yetti bile...
Ama şimdi,bahçesine domates,biber,fasulye,patlıcan,salatalık,maydanoz,dereotu ve kıvırcık ekmiş biri olarak gururla yazıyorum.
Amaaaaaa,
hesaba katmadığım bir şey vardı
."Sümüklü böcekler!".Önce salatalıklarımı yediler,sonra patlıcanlarımı!Hemen ava başladım.Gece çıkıyor bu uyanıklar...Bir elimde kürek,bir elimde çubuk,her gece tam bir poşet salyangoz ve sümüklü böcek toplayıp atıyorum.Gece 23-24 gibi hala bahçede olduğumu düşünsenize...Uzakta bir çöp konteynerine attırıyorum ki,oralarda beslensinler.Evdeki ilaçla etraflarına sıkıyorum gelmesinler diye.Çok azaldılar.Yan komşumla beraber mücadeledeyiz..
Kendimi tanıyamıyorum.
Görmemişin bahçesi olmuş,orda yatıp orda kalkmış,durumları oluyor anlayacağınız...
Diğer yanımda oturan komşum da;
-"Daha önce kimse bu kadar ilgilenmemişti bu bahçeyle " diyerek bana kuvvet veriyor.
Evin içine girip,dip köşe bir temizlik yapmam lazım.AMA,ben sadece bahçeyle ilgileniyorum.İçerideki yorgunluk beni depresif yapıyor,bahçede daha çok yoruluyorum ama inanılmaz bir dinlenme hissediyorum.Makineye çamaşırı koyup,hemen bahçeye atlıyorum...Sonra arada gelip bir süpürge ve azıcık etrafı toparlayıp,tekrar bahçeye atıyorum kendimi...Dağ gibi ütülenecek giysi birikti....
Bambaşka bir duygu bu toprakla haşır neşir olmak. Geçen sene taşındığım zaman,bu bahçeyi nasıl adam edebilirim diye düşünmeye başladım.40 yıllık bir bina,son 10 yıldır kiracıların elindeymiş.O veya bu sebeple pek bakılmamış bu neredeyse 200 metrekarelik bahçeye.
Benim hep hayalimdi,bahçeli bir ev...
Geçen sene boyumca otları temizlemeye kalkıştığımda,toprağın beton gibi sert olduğunu görünce,bahçeden anlayan bir görevliye kazdırdım.Temmuz ayında taşınmıştım,o dönemde sadece bahçeyi kazdırabildim.
Bu sene de kazdırdım ,ve ben kendimi bahçeye bir attım ki sormayın.

Bahçe kapısındaki bu sarmaşığa aşığım...Çok ince bir dal halindeydi.Son baharda cansız dallarını budamıştım.Bu yaz öylesine dal veriyor ki,sürekli sulayınca da coştu adeta...Vişne ağacını esir aldı.Hemen ayırıp,eve doğru yol verdim.Önümüzdeki sene yeşil bir evimiz olursa hiç şaşmam...Bu ayda bu hızla bu kadar coşarsa,bir kaç sene sonra yandaki evden mahalleyi ele geçirebilir.Yanına sarmaşık gül istiyorum...En yakın zamanda...

Vişne ağacım!
Geçen sene meyvesini yiyememiştim.Bu sene reçel yapabilirim...
Üç tane daha ufak vişne ağacı var bahçede,onlar bile dolu dolu meyve verdi.
Boyumun erdiği yükseklikte olunca her sabah olmuşlarından bir kaç tane yiyebiliyorum sularken...

Bakar mısınız güzelliğine benim kızımın....
Hepsi benim çocuğum gibi oldu...

Aradaki sarmaşığı farkedebiliyor musunuz?Eve doğru ip bağlayıp yön vermek zorunda kaldım...

Domateslerim yakında çiçeklenecek ve 20 gün sonra ilk domatesimi yiyebileceğim...
Çok kısa aralıkla diktiğim için birbirine karışmaz umarım.

Bu,erik ağacım.Asma kendini erik zannedip,ağaca tırmanmış.Erik ağacından üzüm de toplayacağız bu sene...
Benim çardak olarak kullandığım yerde,uzanıp erik kopartmak çok mutlu ediyor beni...

Üçüncü boğaz köprüsünü ben inşa ettim.
:-))
Duvar kenarına ektiğim fasulyeler hızla uzayınca bir şeyler yapmam gerekiyordu.Ağaçtan ağaca ip gerdim ve o ipe bağlantı yaptım.Ablamın terasında tohumdan ürettiği domates ve biberleri de karşısına ekip aynı bağlantıya bağladım hepsini.O domates ve biberleri ayrı yere diktim ki,ablamın bahçesi olsun istedim.

Daha önce ekilmiş bir gül bu...
O da yanındaki çiçeklere bakarak coşuyor...

Saksılardaki güller,Ayşe Tunalı'nın hediyesi...
Önündeki naneler sanki onlardan kuvvet almış gibi inanılmaz hızla
çoğalıyorlar.İnanılmaz güzel bir koku var bahçemin bu kısmında..Reçel yapılıyormuş bu güzel kokulu güllerden...

Oğlumun mahalledeki arkadaşlarından,Sinem'in hediyesi bir Sardunya...
Sahibi gibi güzel kokulu çiçeği hemen bahçeme ektim... Hemen yanına ektiğim hanımeli Leyla'nın hediyesiydi.Ön bahçeyi sevemedi.Hem gölgede kaldı hem de köpeğimiz üzerine yatıyordu.Arka bahçeye getirdiğimin ertesi günü çiçek açtı.Zambak mahvoldu,köpek koparttı onu.Yasemin henüz bir tepki vermedi.Bakalım yerini sevecek mi?

Güller güller güller...

Maydanozlarım ve dere otlarım,ufak ufak kendilerini göstermeye başladılar...
Umarım istediğim görüntüye sahip olabilirim...

Kasalardaki çiçeklerimi ektiğim yer onların hoşuna gitti.
Hemen çiçek açtılar...

İşte çardak yerim....
Masayı koydum.
Bu sene etrafına bakım yapamıyorum.
İnşallah seneye daha güzel olacak.
Beton sedir yaptırmayı düşünüyorum....
İşte acemi bahçevanın yaptıkları bunlar.
Konser ve gezinin fotoğrafları elime geçmedi henüz....
Herkes tatile gitmiş...Bakalım ne zaman dönerler...
Geç bile olsa sizlerle paylaşacağımı umuyorum...
Sevgiyle kalın...