12 Eylül 2007 Çarşamba
ULAŞTIRABİLECEĞİNİZ HERKESE YOLLAYIN....!!!
Okan Sönmez 20 yasinda lösemi (kan kanseri);hastasi, gata tip fakültesinde yatiyor,Hayatta kalmak icin hergün en iki ünite trombosite ihtiyaci var. Ama kan grubu B rh (-)(negatif) oldugu icin ailesi kan (daha dogrusu trombosit) verecek donör bulmakta zorlaniyor.
Babasi Hayrettin Sönmez insanlarin ilgisizliginden yakiniyor. Isyeri olan İstanbul Büyüksehir Belediyesineyaptiği basvuruya 30 bin çalisan arasindan sadece 3 kisi cevap vermis.
Oglunu yasatabilmek icinvarini yogunu ortaya koyuyor. Eger siz veya bir tanidiğiniz B rh (-) negatif); kana sahipse LutfenHayrettin Sönmez'e ait 0535 744 87 10 numarali telefonu arayin.Ben böyle islerle ilgilenmem diyorsaniz. Enazindan mouseunuzu birkac kez tiklatarak bu mesaji adres defterinizdeki kisilere yollayin. Orada yatan sizinçocugunuz veya kardesiniz olabilirdi.
Not: Trombosit kanin pihtilasmasina yol acan bir maddedir. Kisi trombosit verdikten 3 gün sonra yeniden trombosit verebilir.Saglikli bir insan yilda 24 kez trombosit verebilir. Kandaki trombosit ayristirilmasi islemi yaklasik 50 ile 70 dakika arasindasürmektedir eğer bunu yapamıyorsanız en azından mousenizi bi kaç kez tıklatarak bu gence yardımcı olabilirsinizunutmayın bu siz yada kardeşiniz yada çok"sevdiğiniz biride olabilir.
.......
Bu yazıyı tembelisiden aldım.Daha çok kişiye ulaştırmak için.Lütfen kim okursa iletebildiği kişilere iletsin.Her an hepimizin başına gelebilecek olaylardan birine nasıl yardımcı olabiliyorsak olalım.
Tembelisi bu yazıyı 6 Eylülde yazmış.Umarım çaresi bulunmuştur.
Hayata Dair Ne Varsa
7 Gerçek
NELER ÖĞRENMİŞ
Budist rahipler, artık yetiştiğini düşündükleri bir öğrencilerini, yola çıkmadan önce çağırdılar. Başrahip öğrenciye tek bir soru sordu:
* "20 yıldır buradasın, neler öğrendin?""
Yedi gerçek öğrendim" dedi öğrenci.
* "Yirmi yıldır buradasın, sadece yedi gerçek mi öğrendin?""
Evet, yedi gerçek öğrendim..."
* "Say" dedi başrahip, "birincisi..
""Dostluklar ikiye ayrılır: Kalıcı dostluklar ve geçici dostluklar. Hayatta bir zorluk ortaya çıktığı anda bozulan dostluklar daha çoktur, kalıcı dostluklar çok azdır...
"* "İkincisi" dedi başrahip."İnsanların çoğunluğu kalplerini ve beyinlerini geçici değerlere ayırmışlar. Bu değerler uğruna kendi gerçek niteliklerinden taviz vermekten, kötü şeyler yapmaktan çekinmiyorlar..."
* "Üçüncüsü" dedi başrahip.
"İnsanlar, amaçlarına ulaşmak için birbirlerini ezmekten çekinmiyorlar. Oysa başkasına kötülük yaparak elde edilen her şeyin geldiği gibi ellerinden gideceğini anlamıyorlar..."*
"Dördüncü" dedi başrahip.
"İnsanlar gerçekte bir anlamı ve önemi olup olmadığını hiç düşünmedikleri fakat değerli ve anlamlı saydıkları şeyler yüzünden birbirlerine zarar veriyorlar... Bu şekilde hayatı birbirlerine zehir etmeye alışmışlar."*
"Beşinci" dedi başrahip.
"Herkes yanlışın nedenini, başarısızlığın nedenini başkalarında arıyor."Kimse, başına ne geldiyse aslında kendi yüzünden geldiğini anlamıyor, kendi suçunu, yanlışını kabul edip düzeltmiyor..."
* "Altıncı" dedi başrahip.
"İnsanlar helal lokmanın ve bölüşmenin değerini bilmiyor. En lezzetli lokmanın helal lokma olduğunu unutuyorlar. Vicdanları ve mideleri arasında kaldıkları zaman midelerini tercih ediyorlar..."
* "Yedinci" dedi başrahip.
"İnsanlar bir şeye dayanmadan yaşama gücünü bulamıyorlar. Bu yüzden çoğu zaman anlamsız şeylere sarılıyor, güveniyorlar. Asıl sarılmaları ve güvenmeleri gereken belki de tek duygunun sevgi olduğunu anlamamakta ısrar ediyorlar..."
* "Güle güle" dedi başrahip..
Hani anlatmak isteriz ya,hayata dair düşüncelerimizi...
İşte bence budur.İstedim ki çocuklarımız okursa,belki ne anlatmaya çalıştığımızı daha iyi anlarlar.
Bazen ,yazılar nasihatten daha etkili olabiliyor.
NELER ÖĞRENMİŞ
Budist rahipler, artık yetiştiğini düşündükleri bir öğrencilerini, yola çıkmadan önce çağırdılar. Başrahip öğrenciye tek bir soru sordu:
* "20 yıldır buradasın, neler öğrendin?""
Yedi gerçek öğrendim" dedi öğrenci.
* "Yirmi yıldır buradasın, sadece yedi gerçek mi öğrendin?""
Evet, yedi gerçek öğrendim..."
* "Say" dedi başrahip, "birincisi..
""Dostluklar ikiye ayrılır: Kalıcı dostluklar ve geçici dostluklar. Hayatta bir zorluk ortaya çıktığı anda bozulan dostluklar daha çoktur, kalıcı dostluklar çok azdır...
"* "İkincisi" dedi başrahip."İnsanların çoğunluğu kalplerini ve beyinlerini geçici değerlere ayırmışlar. Bu değerler uğruna kendi gerçek niteliklerinden taviz vermekten, kötü şeyler yapmaktan çekinmiyorlar..."
* "Üçüncüsü" dedi başrahip.
"İnsanlar, amaçlarına ulaşmak için birbirlerini ezmekten çekinmiyorlar. Oysa başkasına kötülük yaparak elde edilen her şeyin geldiği gibi ellerinden gideceğini anlamıyorlar..."*
"Dördüncü" dedi başrahip.
"İnsanlar gerçekte bir anlamı ve önemi olup olmadığını hiç düşünmedikleri fakat değerli ve anlamlı saydıkları şeyler yüzünden birbirlerine zarar veriyorlar... Bu şekilde hayatı birbirlerine zehir etmeye alışmışlar."*
"Beşinci" dedi başrahip.
"Herkes yanlışın nedenini, başarısızlığın nedenini başkalarında arıyor."Kimse, başına ne geldiyse aslında kendi yüzünden geldiğini anlamıyor, kendi suçunu, yanlışını kabul edip düzeltmiyor..."
* "Altıncı" dedi başrahip.
"İnsanlar helal lokmanın ve bölüşmenin değerini bilmiyor. En lezzetli lokmanın helal lokma olduğunu unutuyorlar. Vicdanları ve mideleri arasında kaldıkları zaman midelerini tercih ediyorlar..."
* "Yedinci" dedi başrahip.
"İnsanlar bir şeye dayanmadan yaşama gücünü bulamıyorlar. Bu yüzden çoğu zaman anlamsız şeylere sarılıyor, güveniyorlar. Asıl sarılmaları ve güvenmeleri gereken belki de tek duygunun sevgi olduğunu anlamamakta ısrar ediyorlar..."
* "Güle güle" dedi başrahip..
Hani anlatmak isteriz ya,hayata dair düşüncelerimizi...
İşte bence budur.İstedim ki çocuklarımız okursa,belki ne anlatmaya çalıştığımızı daha iyi anlarlar.
Bazen ,yazılar nasihatten daha etkili olabiliyor.
Öğrenci marşı ve Mazeretleri
Korkma ,bu sınıf toptan kalacak
Sınavlarda hep sana yardımcı olacak
Birler ,ikiler karnede parlayacak
Onlar senindir hocam ,senin eserindir ancak.
Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı baba
Kahraman evladına bir gül ne bu öfke bu ceza
Olsun senin uğruna bu canım feda . . .
Haklıdır derslerden kalan öğrenci daima.
Ben ezelden beridir ZAYIF aldım zayıf alırım
Hangi hoca bana beş vermiş şaşarım
Ben her gün zayıflarla yatıp kalkarım
Yırtarım karnemi aileme göstermem atarım
Karnemin tamamını sarmışsa bütün birler
Benim iman dolu hocalarım sonra bana ne derler !
Evdekiler her gün beni kötüleyip üzerler
Bu zayıflar ne deyip üzerime yürürler
Arkadaş !Karneni zayıflara uğratma sakın
Biraz çalış bitsin bu alın yazın
Bundan sonra beş almak senin hakkın
Alışırsın beşlere belki yarın belki yarından da yakın
Aldığın birleri "not" diyerek geçme tanı
Düşün sınıftaki onlarca beş alanı
Sen tembel öğrencisin incitme yazıktır babanı
Verme karneni babanı verseler dünyaları
Kim bu beşlerin uğruna olmaz ki feda
Karneyi sıksan fışkıracak "bir" bir daha
Söylemese , karnemdeki birleri hocalarım babama
Etmese bir dolu karnemden beni herkesin yanında
Ruhumun hocalardan isteği beş almaktır emeli
Değmesin yazılıma hocaların kırmızı kalemi
Bu birler ki karnemin temeli
Ebedi karnemin üstünde benim inlemeli
O zaman annemle babam kırarsa kafamı
Her birimden dolayı yerim çehreme tokatı
Fışkırır sicim gibi gözlerimden göz yaşları
İşte o zaman hapis olurum çıkamam dışarı
Yok ol artık önümden ey şanlı karne
Dönsün artık karnemdeki bütün birler beşe
Yer verme karnede artık birlerle
Hakkındır senin de sevinmek karnedeHakkındır!!
Diyadin öğrenci marşı
Okullar açılıyor .Hadi bakalım çocuklar,BAŞARILAR..!!!!
Sınavlarda hep sana yardımcı olacak
Birler ,ikiler karnede parlayacak
Onlar senindir hocam ,senin eserindir ancak.
Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı baba
Kahraman evladına bir gül ne bu öfke bu ceza
Olsun senin uğruna bu canım feda . . .
Haklıdır derslerden kalan öğrenci daima.
Ben ezelden beridir ZAYIF aldım zayıf alırım
Hangi hoca bana beş vermiş şaşarım
Ben her gün zayıflarla yatıp kalkarım
Yırtarım karnemi aileme göstermem atarım
Karnemin tamamını sarmışsa bütün birler
Benim iman dolu hocalarım sonra bana ne derler !
Evdekiler her gün beni kötüleyip üzerler
Bu zayıflar ne deyip üzerime yürürler
Arkadaş !Karneni zayıflara uğratma sakın
Biraz çalış bitsin bu alın yazın
Bundan sonra beş almak senin hakkın
Alışırsın beşlere belki yarın belki yarından da yakın
Aldığın birleri "not" diyerek geçme tanı
Düşün sınıftaki onlarca beş alanı
Sen tembel öğrencisin incitme yazıktır babanı
Verme karneni babanı verseler dünyaları
Kim bu beşlerin uğruna olmaz ki feda
Karneyi sıksan fışkıracak "bir" bir daha
Söylemese , karnemdeki birleri hocalarım babama
Etmese bir dolu karnemden beni herkesin yanında
Ruhumun hocalardan isteği beş almaktır emeli
Değmesin yazılıma hocaların kırmızı kalemi
Bu birler ki karnemin temeli
Ebedi karnemin üstünde benim inlemeli
O zaman annemle babam kırarsa kafamı
Her birimden dolayı yerim çehreme tokatı
Fışkırır sicim gibi gözlerimden göz yaşları
İşte o zaman hapis olurum çıkamam dışarı
Yok ol artık önümden ey şanlı karne
Dönsün artık karnemdeki bütün birler beşe
Yer verme karnede artık birlerle
Hakkındır senin de sevinmek karnedeHakkındır!!
Diyadin öğrenci marşı
Okullar açılıyor .Hadi bakalım çocuklar,BAŞARILAR..!!!!
8 Eylül 2007 Cumartesi
YIKIN HEYKELLERİMİ
"Ey milletim, 
Ben,Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala en hakiki mürşit,değilse ilim,
Kurusun damağım,dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi,Yıkın,diktiğiniz heykellerimi.
Özgürlük hala,
En yüce değer,
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız,köleler...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi..

Yoksa ,çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağ'a taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız,
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...

Yetmediyse acısı,şiddetin,savaşın,
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh,dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü,silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...
Özlediyseniz fesi,peçeyi,
Aydınlığa yeğliyorsanız,kara geceyi..
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan,şeyhten,dervişten...
Şifa buluyorsanız,
Muskadan,üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın ,diktiğiniz heykellerimi...
Eşit olmasın diyorsanız,kadınla erkek,
Kara çarşaf girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek....
Diyorsanız ki okumasın,
Kadınımız,kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Fazla geldiyse size Hürriyet,Cumhuriyet,
Özlemini çkiyorsanız,
Saltanatın,sultanın...
Hala önemini anlamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun,ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin,şeyhulislamın...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...
BENİ RAHAT BIRAKIN..
Süleyman Apaydın'ın bu şiirinden sonra birşey söylenemez değil mi?
Tufan Türenç köşesinde yayınlamış.
Geçen gün,bir eczanenin duvarına yapıştırdığı bu şiiri yazmadan çıkmadım dükkandan.Beni çok etkiledi.Paylaşmak istedim.

Ben,Mustafa Kemal'im...
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala en hakiki mürşit,değilse ilim,
Kurusun damağım,dilim.
Özür dilerim...
Unutun tüm dediklerimi,Yıkın,diktiğiniz heykellerimi.
Özgürlük hala,
En yüce değer,
Değilse eğer...
Prangalı kalsın diyorsanız,köleler...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi..

Yoksa ,çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağ'a taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız,
Sanatın içine tüküren adamı...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...

Yetmediyse acısı,şiddetin,savaşın,
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh,dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü,silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...

Özlediyseniz fesi,peçeyi,
Aydınlığa yeğliyorsanız,kara geceyi..
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan,şeyhten,dervişten...
Şifa buluyorsanız,
Muskadan,üfürükçüden...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın ,diktiğiniz heykellerimi...

Eşit olmasın diyorsanız,kadınla erkek,
Kara çarşaf girsin diyorsanız
Yobazın gazabından ürkerek....
Diyorsanız ki okumasın,
Kadınımız,kızımız;
Budur bizim alın yazımız...
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Fazla geldiyse size Hürriyet,Cumhuriyet,
Özlemini çkiyorsanız,
Saltanatın,sultanın...
Hala önemini anlamadıysanız,
Millet olmanın...
Kul olun,ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin,şeyhulislamın...

Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın,diktiğiniz heykellerimi...
BENİ RAHAT BIRAKIN..
Süleyman Apaydın'ın bu şiirinden sonra birşey söylenemez değil mi?
Tufan Türenç köşesinde yayınlamış.
Geçen gün,bir eczanenin duvarına yapıştırdığı bu şiiri yazmadan çıkmadım dükkandan.Beni çok etkiledi.Paylaşmak istedim.
Mali müşavirime
Ablamın en samimi arkadaşlarından birisi hepimizin en yakın takipçisi oldu.
Diyor ki;"sabah kalkıp çayımı ve sigaramı(inşallah bırakırsın) alıp bilgisayarın başına geçip,kim ne yazmış,senden başlayarak okuyorum.
O hepimizin sessiz bir takipçisi.Hemen bilgisayar kursuna yazılıp kendini geliştirmek için adım attı.
Ben şimdiden aramıza hoşgeldin LEYLA'cığım diyorum.
Belki yorumlarla başlayabilirsin.
Sana sevgiler gönderiyor ve teşekkür ediyorum.
Diyor ki;"sabah kalkıp çayımı ve sigaramı(inşallah bırakırsın) alıp bilgisayarın başına geçip,kim ne yazmış,senden başlayarak okuyorum.
O hepimizin sessiz bir takipçisi.Hemen bilgisayar kursuna yazılıp kendini geliştirmek için adım attı.
Ben şimdiden aramıza hoşgeldin LEYLA'cığım diyorum.
Belki yorumlarla başlayabilirsin.
Sana sevgiler gönderiyor ve teşekkür ediyorum.
7 Eylül 2007 Cuma
Kendimi Tanıyamadım
Ben hergün otobüsle geliyorum iş yerime.
Her gün yeni bir olay ve tavırlarla karşılaşıyorum.Ve otobüs maceralarım diye bir köşe açıp yaşadığım,etkilendiğim,güldüğüm,sinirlendiğim ve şahit olduğum olayları aktarmak istiyordum.Hatta insanların yüzünde okuduğum ifadelerle tahmini senaryolar yazıp,hikayeler yazmak istiyordum.
Ama bunu planladıktan ve ayrıca hazırlayıp bir mizansen içinde sunmak istemiştim.Birkaç gün önce yaşadığım bir olay bu süreyi kısalttı.Muhakkak paylaşmalıyım.
Hepiniz rejim yaptığımı biliyorsunuz.Ve ben tartılmıyorum.Tahminen ne kadar kilo kaybettiğimi biliyorum.Yumruk hesabı yaparak kiloları tahmin ediyorum.İki yıl önce aldığım pantalonu elime geçirdim..Baktım...Yok canım dedim.Ama bir deniyeyim dedim.48 beden pantalonuma SIĞDIM..! Sevinçle oğlumu uyandırıp,söyledim.O da gözleri kapalı oturdu,alkışladı ve tekrar yattı.
Ben sevinçle evden çıkıp otobüse bindim.Ama oturmak istemedim.Reklamlardaki gibi oturunca düğmesi patlayan bayanlar gibi olmayayım diye ayakta durayım dedim.bomboş otobüste ayakta durmamı nasıl karşıladılar bilmem artık.15 dakika sonra artık otobüs o kadar dolmuştu ki insanlardan inanılmaz isyan sesleri çıkmaya başladı.Bayanlar benim olduğum yere adeta yığıldılar.Ben camın yanında dışarıya dönük durarak gidiyorum.Bir ara otobüs boşaldığı sırada geriye döndüm....
Hikaye asıl burada başlıyor....
Bir adam!
Dayanmış bana..!
Beni tanıyanlar küfürü sevmediğimi bilirler.
Ne yapıyorsun ulan dediğimi hatırlıyorum.Ve adamın boğazını yakaladığım gibi kalabalığın içinden kapıya doğru ittim.Bir yandan da Şöföre durmasını,bu adamı aşağıya atacağımı söylüyorum.Adam sesini çıkaramıyor çünkü elim boğazında.otobüs lütfedip DURAKta durdu Adamı aşağıya adeta attım.
Döndüm.!
İnsanlar bakıyor.!
Hiç mi erkek yok diye bakıyorum.!
Herkes başka yöne bakıyor...
Acı acı gülümsedim.
Bir taciz olayı yaşıyorum ve tepkisiz bir topluluk.Kendi aralarında yorum yaparak adamı hırpalıyorlar.Bravo kadına,kimse yapamaz tarzında sözler....
Ben bunu beklemiyordum.
Değerlerimizi yitiriyoruz galiba...
Kendini kurtarıyorsan kahramansın,kurtaramıyorsan zavallısın yani..
Arabadan inmek istedim ama inmedim.Bu olaya sebep ben değildim. Yıllar önce Bir öğrenciye tacizde bulunan bir adamı da aynı bu şekilde attığımı hatırlıyorum da...
İnsanları kınıyorum..
İşin komik yanı neydi biliyor musunuz? Bütün yolu insanlarla aramda en az 15 cm aralıkla bitirdim.Kimse bana değil dokunmak,yakınlaşmak bile istemedi herhalde...
Ayşem'e anlattım.Ağzı açık dinledi.Üzüldü.Ve kendisinin de o gün bir araba sıkıştırınca arabayı kaldırıma sürttüğünü anlattı.
Güne iyi başlamış olduk iki arkadaş.
Ve Ayşem her lafın başı "dikkat edin"tarzında espriler yapıyor.Ben de kızdırmayın arabadan atarım diyorum.
Yapar mıyım...?
Emin olun kendimi tanıyamadım.Zannetmeyin ki kabadayı bir insanım.
Haksızlık ve kötü davranışlara tepkim sert olabiliyor...
Her gün yeni bir olay ve tavırlarla karşılaşıyorum.Ve otobüs maceralarım diye bir köşe açıp yaşadığım,etkilendiğim,güldüğüm,sinirlendiğim ve şahit olduğum olayları aktarmak istiyordum.Hatta insanların yüzünde okuduğum ifadelerle tahmini senaryolar yazıp,hikayeler yazmak istiyordum.
Ama bunu planladıktan ve ayrıca hazırlayıp bir mizansen içinde sunmak istemiştim.Birkaç gün önce yaşadığım bir olay bu süreyi kısalttı.Muhakkak paylaşmalıyım.
Hepiniz rejim yaptığımı biliyorsunuz.Ve ben tartılmıyorum.Tahminen ne kadar kilo kaybettiğimi biliyorum.Yumruk hesabı yaparak kiloları tahmin ediyorum.İki yıl önce aldığım pantalonu elime geçirdim..Baktım...Yok canım dedim.Ama bir deniyeyim dedim.48 beden pantalonuma SIĞDIM..! Sevinçle oğlumu uyandırıp,söyledim.O da gözleri kapalı oturdu,alkışladı ve tekrar yattı.
Ben sevinçle evden çıkıp otobüse bindim.Ama oturmak istemedim.Reklamlardaki gibi oturunca düğmesi patlayan bayanlar gibi olmayayım diye ayakta durayım dedim.bomboş otobüste ayakta durmamı nasıl karşıladılar bilmem artık.15 dakika sonra artık otobüs o kadar dolmuştu ki insanlardan inanılmaz isyan sesleri çıkmaya başladı.Bayanlar benim olduğum yere adeta yığıldılar.Ben camın yanında dışarıya dönük durarak gidiyorum.Bir ara otobüs boşaldığı sırada geriye döndüm....
Hikaye asıl burada başlıyor....
Bir adam!
Dayanmış bana..!
Beni tanıyanlar küfürü sevmediğimi bilirler.
Ne yapıyorsun ulan dediğimi hatırlıyorum.Ve adamın boğazını yakaladığım gibi kalabalığın içinden kapıya doğru ittim.Bir yandan da Şöföre durmasını,bu adamı aşağıya atacağımı söylüyorum.Adam sesini çıkaramıyor çünkü elim boğazında.otobüs lütfedip DURAKta durdu Adamı aşağıya adeta attım.
Döndüm.!
İnsanlar bakıyor.!
Hiç mi erkek yok diye bakıyorum.!
Herkes başka yöne bakıyor...
Acı acı gülümsedim.
Bir taciz olayı yaşıyorum ve tepkisiz bir topluluk.Kendi aralarında yorum yaparak adamı hırpalıyorlar.Bravo kadına,kimse yapamaz tarzında sözler....
Ben bunu beklemiyordum.
Değerlerimizi yitiriyoruz galiba...
Kendini kurtarıyorsan kahramansın,kurtaramıyorsan zavallısın yani..
Arabadan inmek istedim ama inmedim.Bu olaya sebep ben değildim. Yıllar önce Bir öğrenciye tacizde bulunan bir adamı da aynı bu şekilde attığımı hatırlıyorum da...
İnsanları kınıyorum..
İşin komik yanı neydi biliyor musunuz? Bütün yolu insanlarla aramda en az 15 cm aralıkla bitirdim.Kimse bana değil dokunmak,yakınlaşmak bile istemedi herhalde...
Ayşem'e anlattım.Ağzı açık dinledi.Üzüldü.Ve kendisinin de o gün bir araba sıkıştırınca arabayı kaldırıma sürttüğünü anlattı.
Güne iyi başlamış olduk iki arkadaş.
Ve Ayşem her lafın başı "dikkat edin"tarzında espriler yapıyor.Ben de kızdırmayın arabadan atarım diyorum.
Yapar mıyım...?
Emin olun kendimi tanıyamadım.Zannetmeyin ki kabadayı bir insanım.
Haksızlık ve kötü davranışlara tepkim sert olabiliyor...
4 Eylül 2007 Salı
Limon Suyu ve Sarımsak Mucizesi
MALZEME:2 litre limon suyu,40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak,ağzı sıkı kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoz lazım.
Limonların suyunu iyice sıkıp kavanoza doldurunuz,soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp kavanozun kapağını kapatıyoruz,25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün çalkalanacak,(sarımsaklar iyic erimiş olacak)25 gün sonra kavanozu açıp her sabah aç karnına yarım veya içebiliyorsa bir çay badağı içiyoruz.kavanoz bitene kadar içilecek,kapağı hep kapalı olacak,kavanoza asla su,şeker v.b karıştırlmayacak .Ancak çay bardğına aldığınız kısmını dilersek sulandırarak içebiliyoruz.Bunu içtikten sonra en az yarım saat birşey yiyip içilmeyecek,yarım saat geçtikten sonra kahvaltı yapılacak.Mümkünse her sabah aynı saatte içilecek.
% 100 KANITLANMIŞ YARARLARI
1-Tüm damar iltihapları(vaskulir)tedavi ediyor,tıkanan damarları açıyor,damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2-Kollestrol ve lipidi düşürüyor,zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,kilo verdiriyor(bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştah açıyor.Bu dönamde diyete dikkat etmek gerekiyor)şekeri düşürüyor,pankreasın yenilemesini sağlıyor.
3-Böbrek ve safra taşlarını eritiyor.İdrar söktürüyor.Vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
4-Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5-Tüm romatizmal iltihabı önleyip,her türlü romatizmal ağrıları dindiriyor,kireçlenmeyi önlüyor,eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.
6-Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sğlıyor.Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refkles hızını artırıyor,felçlere ve VERTİGO'da fayda veriyor.
7-Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü alerjiyi,özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor,kansere karşı tüm vücudu koruyor.
NOT:İlacı hazırlayannı babasının koroner by-pass ile üç damarı değişecekken bu ilaç sayesinde % 100 tıkalı damarları açılmış.
İlaç hazırlandıktan sonra sarımsaklar erir,koku etrafa yayılmaz.Kullanan üç kişi ile görüştüm,hep son derece memnun olduklarını,adeta gençlik iksiri olduğunu söylüyorlar.
Bunu ilk defa Rus doktorlar bulmuş ve uygulamışlar.Şimdi ABD'de uygulanmaya başlamış,tıpta devrim yaratacağı söyleniyor ve sarımsak limon karışımından oluşan maddelerin kimyasal yapısı çözülmeye çalışılıyor.
DR:SENCER TEPE
Sağlık Bakanlığı Daire Başkanı
-------------------------------------------------------
Bu yazıyı, yarım bıraktığım bilgisayar kursundaki hocamız söylemişti.Doktordan maille gelmiş kendisine.İsteyenlere verebileceğini söylemişti.Ben hemen almıştım.Ne mutlu ki paylaşabileceğim yer buldum.
Sarımsakla sağlık sözünü hep duymuşuzdur.Ben de kendi duyduğum ve test edip onayladığım bir uygulamayı aktarmak istiyorum.
3 ay boyunca aç karnına bir diş sarımsağı hap gibi iki bardak suyla içtiğimde beyazlayan saçlarımın simsiyah olduğunu gördüm.üstelik 1 ay sonra saçlarım uzadıkça beyazın dibinden siyahların geldiğini gördüm.Ben aynı saatte almayı alışkanlık yapmıştım.
Yalnız benim tansiyon gibi bir sorunum olmadığı için rahatlıkla uygulayabildim.Ezbere alınmaması gerektiğini düşünüyorum.Ayrıca siyah turp yendiğinde de saçların kendi renginde çıktığını okudum.Çok fazla yemedim.Ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum.Sadece her ikisindede hücre yenileyici etki olduğunu okudum.
Son dört aydır ne limon yiyebiliyorum ne de sarımsak...
Basur problemi yaşadığım için ,tetikleyici olabilir diye korkuyorum.(acı ve ekşi)
Basur problemimi de Rom ile yapılmış isveç iksiri ile çözdüm.Anında ağrı ve acı yok oluyor.
Size bir sağlık bombardımanı yaptım.
Herkese sağlıklı günler diliyorum.
Limonların suyunu iyice sıkıp kavanoza doldurunuz,soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp kavanozun kapağını kapatıyoruz,25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün çalkalanacak,(sarımsaklar iyic erimiş olacak)25 gün sonra kavanozu açıp her sabah aç karnına yarım veya içebiliyorsa bir çay badağı içiyoruz.kavanoz bitene kadar içilecek,kapağı hep kapalı olacak,kavanoza asla su,şeker v.b karıştırlmayacak .Ancak çay bardğına aldığınız kısmını dilersek sulandırarak içebiliyoruz.Bunu içtikten sonra en az yarım saat birşey yiyip içilmeyecek,yarım saat geçtikten sonra kahvaltı yapılacak.Mümkünse her sabah aynı saatte içilecek.
% 100 KANITLANMIŞ YARARLARI
1-Tüm damar iltihapları(vaskulir)tedavi ediyor,tıkanan damarları açıyor,damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2-Kollestrol ve lipidi düşürüyor,zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,kilo verdiriyor(bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştah açıyor.Bu dönamde diyete dikkat etmek gerekiyor)şekeri düşürüyor,pankreasın yenilemesini sağlıyor.
3-Böbrek ve safra taşlarını eritiyor.İdrar söktürüyor.Vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
4-Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5-Tüm romatizmal iltihabı önleyip,her türlü romatizmal ağrıları dindiriyor,kireçlenmeyi önlüyor,eklem düzeylerinin yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.
6-Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sğlıyor.Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refkles hızını artırıyor,felçlere ve VERTİGO'da fayda veriyor.
7-Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü alerjiyi,özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor,kansere karşı tüm vücudu koruyor.
NOT:İlacı hazırlayannı babasının koroner by-pass ile üç damarı değişecekken bu ilaç sayesinde % 100 tıkalı damarları açılmış.
İlaç hazırlandıktan sonra sarımsaklar erir,koku etrafa yayılmaz.Kullanan üç kişi ile görüştüm,hep son derece memnun olduklarını,adeta gençlik iksiri olduğunu söylüyorlar.
Bunu ilk defa Rus doktorlar bulmuş ve uygulamışlar.Şimdi ABD'de uygulanmaya başlamış,tıpta devrim yaratacağı söyleniyor ve sarımsak limon karışımından oluşan maddelerin kimyasal yapısı çözülmeye çalışılıyor.
DR:SENCER TEPE
Sağlık Bakanlığı Daire Başkanı
-------------------------------------------------------
Bu yazıyı, yarım bıraktığım bilgisayar kursundaki hocamız söylemişti.Doktordan maille gelmiş kendisine.İsteyenlere verebileceğini söylemişti.Ben hemen almıştım.Ne mutlu ki paylaşabileceğim yer buldum.
Sarımsakla sağlık sözünü hep duymuşuzdur.Ben de kendi duyduğum ve test edip onayladığım bir uygulamayı aktarmak istiyorum.
3 ay boyunca aç karnına bir diş sarımsağı hap gibi iki bardak suyla içtiğimde beyazlayan saçlarımın simsiyah olduğunu gördüm.üstelik 1 ay sonra saçlarım uzadıkça beyazın dibinden siyahların geldiğini gördüm.Ben aynı saatte almayı alışkanlık yapmıştım.
Yalnız benim tansiyon gibi bir sorunum olmadığı için rahatlıkla uygulayabildim.Ezbere alınmaması gerektiğini düşünüyorum.Ayrıca siyah turp yendiğinde de saçların kendi renginde çıktığını okudum.Çok fazla yemedim.Ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum.Sadece her ikisindede hücre yenileyici etki olduğunu okudum.
Son dört aydır ne limon yiyebiliyorum ne de sarımsak...
Basur problemi yaşadığım için ,tetikleyici olabilir diye korkuyorum.(acı ve ekşi)
Basur problemimi de Rom ile yapılmış isveç iksiri ile çözdüm.Anında ağrı ve acı yok oluyor.
Size bir sağlık bombardımanı yaptım.
Herkese sağlıklı günler diliyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)